Yalnızlık Rapsodisi

A Atilla Güler
0 Altın Yaprak
I bezgin ayak sesleri bir adamın boşluklara düşmüş çınladı ıssız sokakta ayazında gecenin miyavladı kara bir kedi bir diğerine gerilmiş ayakları üzerinde hazır parçalamaya/kan revan bir köpek öfkeli adamakıllı havladı ardından hızla geçen bir arabanın kayboldu sesi tekerlerin arasında bir bebek uyurken sıcacık odasında yapayalnız...mışıl mışıl derin düşler diyarında başladı ağlamaya aniden koştu sessiz adımlarla uyku mahmuru anne kucağına alıp bastırdı kendi sıcağına…göğsüne sardı annesini benliğinde bebek…sustu kalp atışlarının melodisinde dinledi sessizliğin melodisini ...sustu II ıssız sokaktaki yalnız adam bağırdı/haykırdı geceye öfkesini ağladı katıla katıla kendine sarıldı yorgun...bitkin...üşümüşçesine... gece çalmaya başladı tükenmişliğinde adamın o bildik melodiyi(!) yalnızlık rapsodisini III yırtık bir defter sayfası havalandı yerden kargacık burgacık bir şeyler yazılı üzerinde uçtu yumuşacık...kayboldu bilinmezlerde... gözlerine adamın/doluştu toz parçacıkları iğneden kızardı...sulandı...bir damla yaş süzüldü kapadı göz kapaklarını rahatsız dayanamayıp acısına dilinde o melodi/hafif bir titremeyle sallanmaya başladı usulca bir sola...bir sağa sola...sağa dönmeye başladı olduğu yerde sonra yavaş alabildiğine kendinden geçmiş kulağında sarhoş edici tınısı üflenen neyin bir semazen gibi göğe uzattı ellerini çekti kopardı bir yıldızı yerinden bırakıverdi onu sonra alev alev...yangınlar içinde elleri bir kadına dönüştü yıldız yaklaştı adama…usulca gözlerinde tüm dişiliği...sımsıcak sardı adamı kolları arasına kıvrak bedenini sardı adam kadının yüreğine koydu sıcağını...inceliğini iyiden iyiye! dans etmeye koyuldular...doyumsuz sevilerle bir başka yıldız...aktı...düşüverdi yakınlarda bir yere bir başka adam belirdi düştüğü yerde yıldızın kadından ayırdı kollarını yalnızın öfkeli...tehdit dolu şimşek şimşek gözleri aldı götürdü kadını gecenin kapkara yorganında/ulaşılmazlara yalnız...kolları kendine sarılı kulağında/tükenmişliğine çağlayan o bildik melodi ...nota nota sürdürdü dansını...daha önce hiç yaşamadığınca alabildiğine uzak gözlerden kollarını açtı her iki yanına yalnızlık rapsodisini haykıran üzerine gerilmiş koyu lacivert gecede döndü...döndü...döndü IV ceketini fırlattı önce kravatı...gömleği... attı herşeyi gelişigüzel tek...tek kalakaldı anadan üryan duyarsız…soğuğa karşı, yandı...tutuştu birden koşma istemiyle dopdolu ...koştu…koştu...koştu ...yorulmaksızın sahip olduğu olanca hızı bacaklarında koştu kendi seçtiği yöne bir iki damla yağmur çiseledi ardından adamın ışımaya döndü gün döküldü son notaları rapsodinin dipsiz bir sessizlik çukuruna düştü dünya kendini denize bıraktı adam...masmavi her kulaçta sıçrayan su damlalarında yepyeni bir melodi çalmaya geldi gün şehrin üstüne bestelenmiş...kalabalığın karmaşasında çağlayan çılgın bir senfoni

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.