Eğreti Gelin

A Ayşenur Yazıcı Ayşenur Yazıcı
0 Altın Yaprak
Önce sarı sahte saçları kızıla dönüverdi -ki kendi değildi o- ardından yanaklarındaki çilleri yerleşti yüzüne iyice ne sürmeler kapatabildi sızılarını, ne de karıncalar tanelerini yiyince katapabildi çukurlara inen kapılarını... sancılarını! ... Ödünç bir yıl aldı bir perinin defterinden karanfillerle süsledi sayfa kenarları bir çocuk -inerek yeni bisikletinden- içine 'nasıl olsa bir gün öleceğiz'yazdı 'ne zaman öleceğiz bilmeyiz' günleri mezarlara koymadan, birbirine ağır gelmeden sevmeliyiz dedi zaman... satırbaşı: kan! .... beyaz sayfalara kadın nefesinden noktalar, virgüller kondu eğreti kadın, sefertaslarında aşları yordu kol altlarında uykuları soğudu şafakta latif bir masa kurdu çarşafların üzerine sofaya,salona,koridorlara.. ve..çınar üstlerinden ezan sesine durup sarıldılar kuşlar ya suçlar! ? ..... kalk! bu aşkın cesedini sedirden kaldır! 'hakiki kadın' sanrını at kaburganın kenarından kıskançlık kağıdına sar bir cami avlusuna terk et! ... kendini kandırmayı zerk et içine ...unutma artık, unutma ey kadın...! ! ödünç kadınların hayatları bir kuru samandır her erkeğin hayatında mutlaka bir eğreti gelin vardır

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.