Eğreti Gelin
A
0
Altın Yaprak
Önce sarı sahte saçları kızıla dönüverdi
-ki kendi değildi o-
ardından yanaklarındaki çilleri yerleşti yüzüne iyice
ne sürmeler kapatabildi sızılarını,
ne de karıncalar tanelerini yiyince
katapabildi çukurlara inen kapılarını...
sancılarını!
...
Ödünç bir yıl aldı bir perinin defterinden
karanfillerle süsledi sayfa kenarları bir çocuk
-inerek yeni bisikletinden-
içine 'nasıl olsa bir gün öleceğiz'yazdı
'ne zaman öleceğiz bilmeyiz'
günleri mezarlara koymadan,
birbirine ağır gelmeden sevmeliyiz dedi zaman...
satırbaşı: kan!
....
beyaz sayfalara kadın nefesinden noktalar, virgüller kondu
eğreti kadın, sefertaslarında aşları yordu
kol altlarında uykuları soğudu şafakta
latif bir masa kurdu çarşafların üzerine
sofaya,salona,koridorlara..
ve..çınar üstlerinden ezan sesine durup sarıldılar kuşlar
ya suçlar! ?
.....
kalk!
bu aşkın cesedini sedirden kaldır!
'hakiki kadın' sanrını at kaburganın kenarından
kıskançlık kağıdına sar
bir cami avlusuna terk et! ...
kendini kandırmayı zerk et içine
...unutma artık, unutma ey kadın...! !
ödünç kadınların hayatları bir kuru samandır
her erkeğin hayatında mutlaka bir eğreti gelin vardır
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş