Ve Bu Andaç Şiir Kaldı

B Bahaettin Karakoç Bahaettin Karakoç
0 Altın Yaprak
Benim ışıklı küremde ne mavi ne de al kaldı Boşaldı bütün kovanlar, ne arı ne de bal kaldı. Fırtınanın şiddetini anlatacak her söz eksik Savruldu bütün yapraklar, ne sağlam kök ne dal kaldı. Bağ viran, bağban çaresiz, çit çekmenin yararı ne, Kader dağ koydu omuza, yürüyecek ne hâl kaldı? Bel ince, bilekler ak gül, gözlerse yağmur ormanı Ne o ince belde kuşak, ne de omuzda şal kaldı. Kuğu boyunlu sevgilim, akşam sedef, sabah köpük Gökte ayla bütünleşmiş, ne hasret ne visâl kaldı. Tanklarla ezdi içimi, ahımı duymadan geçti Ne onda insaftan eser, ne bende bir mecâl kaldı. Kurtulunca her kesretten, tat aldım aşktan, hasretten Bendeki ben'i buldum ben, ne Merih ne Zuhal kaldı. Unuttum kuruyu yaşı, dağıttım doluyu boşu Neyleyim toprağı taşı, gönlümde zü-l-celâl kaldı. İlişkiler zincirinde eşyanın nabzını tuttum Islık çalmayı unuttum, dilimde zü-l-cemâl kaldı Çöl çiçeğinin ak düşü, çıktığı yerde battı su Karakoç'un aynasında yârin yüzü zülâl kaldı... Bahaeddin KARAKOÇ (Leyl ü Nehar Aşk – T.Diy.Vak.Yay. 1997 / ANKARA)

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.