Parmak Uçlarımda Uçurum Kokusu..
B Bârânî
0
Altın Yaprak
Parmak uçlarımda uçurum kokusu,
Kalbinden düşüyorum.
Bir öyküye yazılıyor sevilerim,
Senden öğrendiklerim sorguluyor bilmediklerimi,
Yıkılmış devletlerin şehirsiz bölgesi oluyorum.
Şimdi sil tüm yazılanlardan ismini,
Ayağa kaldır bütün kalpleri,
Adını anmayan yüreklerin şahdamarını kes.
Sildiklerinden arta kalan harflerle üstlerini ört
İsmini yazdığın damarlarının sıcaklığını tüket,
Buza kessin kalpsiz cesetler.
Kalbinin zirvelerinden at beni,
Sınavlarınla her daim imtihân et sevmelerimi,
Nabız atışlarıma sensizlik korkularını düşür,
Çenemin titreyişlerine gözyaşlarımla ümidi sığdır.
Et parçası yüreğimi, kıyısız gönüle dönüştürenim
Haydi kutsa senliğimi,
Doğruların ustası olan gerçeğinle,
Gözyaşlarıma sığdır; sana gelen bütün yolları.
Gönlümü yıka ümitlerle,
Haydi! Suskunluğumu vuslat sevincine sen dönüştür.
Aşkıyla ölümsüzlüğü bağışlayan yakarış çiçeğim,
Her an ölüp, her an yeniden diriliyorum aşkınla,
Teni kesen yakıcı ayâzdan bile, daha çok acı versede.
Susuyor feryadım vaveylâmdan,
Lisânlar, sınırları ayıran dikenli çelik tel,
Bütün sözlerin çığlıkları batıyor kalbime,.
Ben susarım sen susma; Söyle hangi acıya susmamam gerek? .
Yürekler sensiz, bedeni tamamlanmamış bir cenin.
Vuslat anı için dârağacına çekiyorum yüreğimi
Acı çığlıklarla boğazlanıyor benliğim.
Haydi! Bütün doğrularınla kutsa beni
Sustur gerçeğinle tüm sözlerimi.
Adının geçtiği bütün cümlelerle, yalanlarla kandırılıp canlarına kıyılmış mazlumların âhı perdeleniyor; Çıkarcı insanların mülklerindeki maldır, adının geçtiği yazılar. Masumlara karşı kullandıkları en merhâmetsiz olan ateşli silahtır adının geçtiği bütün kitaplar...
Şimdi sana doğru açılan bütün eller,
Cezaevinde büyüyen bir çocuğun masumiyeti kadar saf,
Diafonlardan duyulan bir ezân sesi kadar duygulu
Masum sanılan yüreklerin gölgesi aysız gecelerden daha siyah
Susmalı artık kimseyi incitmeden, ağlatmadan!
Senle dolu gönüllerin tenleri çakal sürüleri tarafından katlediliyor,
Akşam güneşi her gurub vaktinde, canını acıtarak kanatır masum gökleri,
En umutsuz anımda, dârağacına çektiğim yüreğim can verdi.
Şimdi Güneş benim.
Yeryüzünü renklerle süsleyen ışık kaynağıdır kalbim,
Artık aşıkta benim mâşukta benim...
Harften semboller yetmeyince yakarışlarıma,
Bütün sembolleri sözsüz âlem için, aklın karanlık kuyularına attım...
Aşksın, aşkım, aşkız...
Nokta... bârânî...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş