Irmağın söğütlerin sesiyle Söylüyorum bu şiiri Senin o kırılgan sesinle…
Tokat'ın Niksar ilçesinde doğdu. İstanbul Selimiye Veteriner Sağlık Meslek Lisesi'ni bitirdi. Veteriner Sağlık Teknisyeni olarak çeşitli il ve ilçelerde görev yaptı. Özel kuruluşlarda veteriner ilaçları pazarlama sektöründe çalıştı. İlk şiiri 1962 yılında İmece Dergisi'nde yayımlandı, daha sonra şiirleri; Dönemeç, Edebiyat Cephesi, Ekin, Güzel Yazılar Dergisi, Hakimiyet Sanat, Kıyı, Saçak, Sanat Eki, Somut, Su, Şiir Ülkesi, Türk Dili, Türkiye Yazıları, Varlık, Yaba, Yapıt gibi yayın organlarında çıktı. Geleneksel halk şiirimizden beslenen, insanlık tarihi kadar eski ve güçlü bir duygu izleğini sürdüren, şiirler yumuşak seslerle örülmüş uyaklarla lirik, yalın, yapmacıksız şiirler yazdı.
Her Mevsim Acılarda (1982)
- Gecede Söylenen Türküler (1984)
- Eksik Bir Gökyüzü (1985)
- Yaralı İlkyaz (1990)
- Ansızın Güz (1992)
- Sevda Sureleri (1994)
- Yalnızlıklar (1997)
- Güz Balkonu (2001)
Ödülleri
- Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü (1984)
Bedrettin Aykın şiirleri
En eski yalnız benim Ben o istenmeyen konuk Kapıların dışındaki Acıların içindeki…
1. Şairim başucu kitabım sevdam 2.…
Bin bir engelli bir maratondu Koştum kan ter içinde Tırmandım durdum yıllar yılı Karlı bir yokuşu…
Açık mı yüreğinin kapısı sevgilere Duyuyor musun çağıltısını yaşamın Yürüyorsa o özsu hücrelerinde Kaçıncı baharında olursan ol…
başım dik gezdim sürekli diz çökmedim kimselerin önünde bir çift zümrüt göz önünde eğildim…
bir resmim olsun isterdim seninle birlikte çekilmiş eski bir nevruz günü niksar'da önünde ahşap evimizin…
Hiç mi gelmedi yurduna ilkyaz Demek bir kışı yaşıyorsun sürekli Ey günün baş kaldırısı güneş Doğ da tanık ol acıya artık…
I. arkada bırakıp toprak damları sırtlarında kıstırılmış bir yaşamın üzünçleri…
Kar yağıyor kente Ve üstüne ölülerimizin Gelinlikler örneği beyaz yumuşak Giydiğimiz soğuk ölüm giysisi…
kaçıncı kardeşinde keder belli ki en çok seni severdi bungun anlarında bir dakika ayrılmazdı bu yüzden…
bulutlarla kaplı sen gideli ince yüzlerimizin göğü kararıyor yokluğunda günler yükseliyor durmadan…
Günün en uzun saati bu Yüzünün bulutlu olduğu an Sevgisiz suskun bir sen Bunaltan beni eksilten…
Sen olmasan gözlerin olmasa Kesmese yolumu vazgeçilmez dostluğun Ve gerçekten bir kurtuluş olsa kaçmak Alır bu ağrılar içindeki başımı…
Bir ayna bulundur yanında benim için Görmemi sağla unuttuğumda yaşlı yüzümü Çekilsin taşkın sularım yeniden göletine Dokundurmasın beni el değmemiş güzelliğine…
15 / 17 gösteriliyor