Dağların Göbeğine

B Bekir Alpars
0 Altın Yaprak
Kaç tren geçti bu istasyondan Arkasından yüzlerce vagon Sallanan binlerce el arkasından Bir kırık kol, bir susmuş adam Bir gözüm kör şimdi Bir ayağım topal İşte böyleyim böyle yaşıyorum. Terk ettiğin gönül kapısını çarpıp çıkıp; gittiğin günden beri. Kara, zalim, ve bir yılan gibi uzayıp giden o trene bindiğin günden beri; kahrediyorum sarı saçlarına… bir haram, talan, yalan, yavan, şikar, nazar, ve bir tuzaktı senin sevgin. Bir kirpik, bir damla gözyaşı bir kadın örtüsü, bir mor lale ve bir mezar taşı benim yüreğim… bir bebek yüzü, bir tane zeytin, bir lokma somun, bir buruk yağmur, boran, tufan, bir büyük fırtına… sandıkta çeyiz, gelinde duvak, tandırda; köz, kül, alev… bir kuru yaprak, bir desti su, bir bardak zemzem, bir parça kefen ve bir kucak topraktır benim sevdim… yolumun sonu en ucu; bir uçurum… gözümün bebeğine saplanan budak. Bir sessiz sukut; beklesin toprak. Bu zaman ahir düştesin; insan. Düş sevdanın peşine uyuma uyan Hey! kara çoban, Hey! Kara koyun… Vurun, vurun ayaklarınızı kalsın; Dağlarda izleriniz… Bir fırtına olur nefret ve vahşet Siler izlerinizi toprağın sırtından Atın, atın! Sevginizin imzasını Kazısın kaleminiz dağların göbeğine…

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.