Acıyı tatlıyı incelede bir bak Var aralarında o kadar fark Muallaktaysa düşün tart İki si de şart iki si de hakikat….
Sen şarap şişesinin ağzındaki mantar Sen yılanın kustuğu zehir Sen kaderin elindeki demir maşa Sen ancak timsahların barındığı nehir…
Arş'ı alada kaç dua varsa sizlerin adına Arz eyleyen kaç leb ve dil yalvaran ve yakaran Kaç yüreğinden yaralı ana semaya el açan Atam hey cettim! Diliyor senden bekliyor imdat.…
Düşmeden daha bir yaprak bile Aşk çeşmesinin bakır oluğundan su Ve düşmeden yere sabah buğu Alıverir acımadan bir avuç toprak…
Sorma nasıl sevdiğimi! Ay düştüğünde denize,…
Kaç tren geçti bu istasyondan Arkasından yüzlerce vagon Sallanan binlerce el arkasından Bir kırık kol, bir susmuş adam…
Utana sıkıla sevmelerin Yolsuz kalmış delikanlısı Ar ederken öpmelerin Kavurduğu kalp yangını…
Kalbim kanadı ilk görüşte Ve uyandığım ilk güneşte adını sayıkladım yüreğime bir şey indi…
Ey kalbimin çatalına saplanan çile Cihanın körlüğünü ışıtan güneş, Göz bebeğime düşen ağrı? Sevdiğim,…
Bir orman içinde fidan gibiyim, En dar kuyunun dibi gibiyim Ta derinlerde volkan gibiyim Üstüme gelme artık benim hayat…
Yalan mıydı özlemenin; Demli çay tadında ki gönlümüze akışı, Dikenli yüzünün gözümüze battığı yalan mıydı. Sevmelerimize atılan nazar kurşunları,…
Ancak Otuzumda işgal etti beni sevda Mahkeme hukuk kader ve mizan otuzumda Üç lop bir ağza kalp ve beyin beden dediğin Ufuk artık yolun sonu haritamı çizdim…
Bir durakta son otobüsü bekliyorum… Saat gecenin ikisi Yanı başımda; Pas tutmuş sakalıyla birisi…
Boynunu bükme küçüğüm Dik dur eğilme önünde kimsenin Siyahın arkasındaki ışığı, Işığın arkasındaki nuru ara……
Her gün yeni baştan hatırlarım her şeyi Ve yeni baştan aşık olurum sana, Yudum, yudum içerim tekrar aşkını Her gün yeni baştan aşık olurum sana…
15 / 17 gösteriliyor