Gar’son

B Berkan Koloğlu
0 Altın Yaprak
Yürekle söyleşiler (2) ele alıp kalemi sayfanın her yerine tema ve şeması “o”, heceleri yazayım boş kalmasın tek satır satırla küçük küçük doğramalı her harfi… en küçük punto ile dize/bilmeliyim ki; -sayfada, daha da çok ona yer ayırayım- garson dikkatini ver, diğer masayı bırak! Havva olmadım ki hiç elmaya tav olayım! bırak elma soymayı / soyma marifetinse; yüreğin kabuğuna hayata vedasıyla gidişiyle yapışan yâr yarasını sıyır ustaca usturayla. mülteci kederleri tek tek bulup da ayır “hayır işleyeceksen” ve soyma… gözlerinle yan masadaki kızı. şişede durduğunca sükût içinde durmaz yürekten sızmaz acı. “sızmak anlık çözümdür” ve gitmişse bir kere, gidişin yaktığını gelişi de söndürmez -ki, zaten gelemez de! – fotoğrafın üstünden okşamakla saçları resmin içindekine hayat bahşedilmiyor yaşayınca öğrendim! saate bakıyorum / saniye ilerliyor sanıp aldanmamalı ilerliyor sanılan aslında her saniye ömürden eksiliyor giderek, gidenlere daha yaklaşıyoruz. sesleri “duyuyorum” (az ilerde yükselmiş Kocatepe camii) demek ki; vakit gelmiş iç titreten yanık ses, sesin sözünde “ezan” işte ezildiğiman! -ezme salatası var, koparıp ekmeği ban- ekmeğin dili yansın, ben kadar acısından. garson... buraya bir bak! küfelik olmasam da şuradan küfeciyi arayıp bul da getir. arayan bulur derler “ya Mevlâ, ya belâyı” gelsin de, beni burda bırakıp / küfesine günahımı yüklensin eğer babayiğitse. madem sıfatın garson yanaş da kulağına bir sırrı üfleyeyim keşkeler treninin yolcusu olan kulun gideceği gar kalmaz… hakikatse bu, gar’son!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.