İsminin Kelimelerle Taksimi - 2
B Bilal Can
0
Altın Yaprak
Beşinci yazı
(cim)
Cim dalı gibi
cümleleri cime feda etmek niye
gözbebeği çatlamış sancımın
bütün kuvvetlerini saçarcasına
ateşe bak kıvılcımlarını teker teker
denizin üstünden sıçratılan taşlar gibi
ilerler...ilerler...ilerler...
Alışık olmayan bir sebebe bağlama
isminin baharla eşdeğer olması
içimde sana kimsesiz bir aşkın merhamet dokuması kadar
ipliksiz,sade,ama dünyalar bedel olması gibi,
işlidir sayfalarına bir cim gibi.
Veda eklerinden ayrılarak,
geçerek sabahların ayrılık kokan çiğlerine
uyandırmadan uykuları bölüyorum sayısız kayboluşlarımı
cepkenimden içime akan bir ahım var hala yankılanıyor
baharsız,kışsız,mevsimsiz kıasaca gitmek isitorum artık
ülkesiz kalma pahasına,düşerek herşeyden vazgeçecek oluyorum
bütün aşktan...
Niye elllerin yok ellerimde
tut bir elif boşluğu zamanları
çağır,imdada gel; tozsuz,çiğli sabahlarla
yüyüreyelim ay ışığına
güneşe yolculuk olsun yeniden
çağırdım imdada gel
vazgeçecek gibiyim zamandan.
Boşaltarak ceplerimi
dolduruyorum yüreğimi
''Alışık buzlanmalarla tuz döküyorlar kazınmış yaralara.
Anarken seni bu kıyamette ellerinin boşluğuna değiyor edımlarım.
Biliyorum ki sende bir yerlerde durup gözlüyorsun gözlerimi...''
...
Altıncı yazı
(ha)
Genzimi yakan harflerin ilki
Tamemen yenilgi.Buruk bir harf
İsmini söyleyemediğim gün gibi
Işığı kırıyor tümden isnat duruşlar
kırılgan yansımasını bürüyor zebercet
kükrüyor aslan babkışlı yıldızlar
bir gök gürlemesiyle
budur işte bütün sessiz yırtılışları
şirazemin.
Kırık bir ülkedir yüreğim.
kırılgan aynalarla dolu
adımlarımı kanlandırıyor
sokak dolusu yalnızlığın
korkulu efsaneleri.
Boştan boşa dolduruyor aslında
benzetmelerin tekrirleriyle
bir gün batımı,bir yok oluş
esip kuduruyor rüzgarlar
camlarıma değen ışıklarla
anlıyorum ki
ölümün türküsü
bir hicaz makamındadır.
''Yüzlerinden aksedip boşalan şatafatsız sözcüklerde
buram buram hasret dokununca bağrına
o zaman hüzünden boğulur kırağı düşmüş geceler...''
Yedinci yazı
...
(ğı)
Kalbin gündönümünde bitesiye kıyamların
rukusuz alnı secdeye alışmış bebeklerin
döktüğü işaretler ile
dua dua gürüldüyor bütün alem
arkası kalmış ertesi sönmüş
gözleri dolmuş bir baharın
ayyaş dolanımlarında büyükçe bir nişan
nişani akikliğinden parçalanan dağlar
ismiyle yangına dönünce
bilinir işe bilinmez bakışlar düşer
işte ğı bir savaşın
garipliği olur kelimelerde
isminle yakine eren süretlerde
niyate erişmeye az kaldı.
Tümden dağınık sebeplerim
aşinadır yokluğunun sürgününe,
sebep arayan gözlerde bir harf:kırıkgan aşklar sunuyor
...
sekizinci yazı
(dal)
Bütün okyanusları baldırana daldırsalarda sürgün etmez gözlerindeli mavilik
bu yüzden her dalışımda büklümünü kuyulara daldırıp göğre çıkaran bir harf saklı
nihayetsizce adımların uğrağını kaybetmiş suskuların sessizliği
daldırıyor apansız ve herc-ü merc sadalarını
şimdi işte tam yüreğimin sıcaklığında
ismi harflere bölüştürülmüş sevgili
parçalanmaz bir nakarattır sana beslediğim
uzak iklimlerin limansız şir'etlerinde
boyasız seviyorum gözlerinin rengini
...
Esrik tümcelerin sarhoş uyantılarıyla
kelimelerinin sözlenişi
akitlerce dolu
dolularca kapanık
sessiz sürgünlerin feryadında
şimdi yokluğuna bir bardak su
soğukluğunca can yakan gecenin esrik ayazlarıyla
içime çekiyorum bütün kıtaları
dağları, ovaları, Harf harf elif ve beyi
tümden gelen sinmemiş sini
Çağırıyorum ötelerden içime düşmüş
bir ye'yi
hadi bil ki zülfaris çiçeğininin içime sardığı erguvani renkleşim
hiç bir çiçekte bulunmayan tomurcuklar açmış menekşelerim
güllerin nergiz seferi kokundan yayılan iklimlerce
irkiliyorum bütün soluşunda seferlerim
işte şimdi tam da yüreğimim may-i rüzgarında
mai isyanları yok eden gözlerin birden yangının rengine
hüküm sarıyor efkarlı gecelerce
korkunun ötesi bir kuş çığlığı
onu avlayan çocukların sapan taşlarında
oyuna dalmış gözyaşlarının refleksini ölçüyor uçurumlar
kalk ve isminin bağdaş kurmuş harflerini
bir neferdir diye yüreğime kement et
elinin değdiği yer aşk kokacaktır muhakkak
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş