Farz et ki ilk katliamda ben yitmişim Ellerime düşen ölümleri indirmişim Perdeme bulamış tenha Damarımda aşk izi…
Duvarlarını ağlamaklı zılgıtlarda yitirmiş anlara. Vazgeçilmez savaşlarda aşkın koynuna saplandığım yükümlülükle Boğazın mavi gözlerine dalmalıklığım olmalı şimdi kalabalıklığımda…
İstimlak arazilerden, parktaki kuşlara selam ederek Yayıldım peşine adımların. Tam yakılacakken gece sokuldu yanıma…
Azra mürekkebin kabına baldıran Zehir düşer sanırsın ki gökten alev Pişmiş yere düşüyor toprak.…
Bende bu kalbin aşk alevi var Sorma sabahların uykusuzluğuna Narında ferman yazdıran düşlerim Ellerine kelepçeli bir şarkı olur…
Öyle susasım var ki konuşsam boşanacak rabıtalı ellerim Halimden (anti)giyotinler yoracak canımı ruhum kalacak Salınımlarında boşluğuna takılacağım korkunun Mercan gözlerinin yosun…
Gülmeye müsaitim ağlayışlarımda Ketum durmaz sancılarım Sebebi iştiyaktır gebe sancılarım Üzerimde tarihlerin külü…
sağımda asab şiiri moralimi serperken elimde teşbih gözyaşı, sulandı yüreğime. bu hüzne selam dur, çevikledim aklımı…
Ne zaman bir yusuf edecek saatler bunca kuyulara kapanmakla... Gözleri yaşlı bir yakubum zinhar…
Ellerim kilitli bir mahpushane duvarında kirlenmiş harfleri okuyor dokununca kastediyor yüreğime nişansız hedefe suret sığmıyor ahdim oluyor…
Ben yapmadım, başıma inen güneşti Kaynatan sonra döken geceye yıldız sıçratan Ben yapmadım, bilmiyorum da kim sustu Hangi çığlığını bastı yoluma kim, nasıl, neden…
elin yemin midir? gözün ateş düşünü uğrak merakıma bağışla elin yeminse gözünde ateş…
Bu gün ben başka bir savaş verdim aşka Sessiz çığlığımı kim duyacak Seyredecek figanımı,akıp durduracak Dahi firakında kim söyleyecek şarkıları…
Mahım, firakımda nezdim kakülünün aynasını yırtıyor görmüyorsun.... Firuze gözlerinden içerim her eylül gözlerin içimin ateşidir öyle uzun bir alevdir ki…
Ezelden yürüyen ağ'a düşürme beni zamana... Yıldırımları savuruyor…
15 / 59 gösteriliyor