Stars were racing; waves were washing headlands. Salt went blind, and tears were slowly drying. Darkened were the bedrooms; thoughts were racing, And the Sphinx was listening to th…
Rus şair, yazar, 1958 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. 10 Şubat 1890'da Moskova'da doğdu. Moskova'lı sanatçı bir aileden geliyordu. Ünlü bir ressamın oğludur. Bir süre müzik eğitimi gördü. 1909'da müzik eğitimini yarım bırakarak Moskova Üniversitesi'nde felsefe okumaya başladı. 1912'de Almanya'ya giderek Marburg Üniversitesi'nde bir süre felsefe derslerini izledi. İtalya üzerinden Moskova'ya döndü ve Moskova Üniversitesi'ndeki öğrenimini tamamladı. 30 Mayıs 1960'da Peredelkino'da öldü. Yapıtlarında doğa tutkusunu doğaya ilişkin imgelerle dile getirmiş, insan ve toplum sorunlarını kaynaşmış bir bütünlük içinde yansıtmıştır. İlk şiirlerinde sembolizm ve fütürizm akımının etkileri görülmüştür. Pasternak bireysel yaratıcılığın toplumsal eyleme boyun eğmek zorunda kaldığı bir dönemde yetişmiş, şiirinde bireysel ve toplumsal yaşantıları organik bir bütünlüğe kavuşturmuş, toplumsal sarsıntıları kendi benliğinde derinliğine yaşayarak çağının trajik gerçekliğini dile getirmiştir. Şiire yeni söyleyiş özellikleri kazandırmış. Özellikle aşk ve tabiat temaları üzerinde durmuştur. İmge ve söz dizimi açısından Rus şiirine getirdiği yeniliklerle geleneksel Rus şiirinin yalın biçimlerini uzlaştırmıştır. Çağımızın en büyük şairlerinden biri sayılmaktadır. 1958 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı ama ödülü Stokholm'da kabul ederse SSCB vatandaşlığından atılacağı korkusuyla geri çevirdi: Ülkesindeki uygulamaları eleştirmekle, vatanını savunmak arasındaki ince çizgiyi olağanüstü bir şeklide gerçekleştirebilmiş bir yazar: Çağımızın tartışmasız en büyük yazarlarından biri. En tanınmış romanı Doktor Jivago. Romanlarında Rus insanının Sovyet devrimi sırasında yaşadığı acıların arka planında yer aldığı büyük bir aşk romanıdır Doktor Jivago. Yıl 1958 dir. Yani Soğuk Savaşın en civcivli zamanı. Sovyetler Birliği herşeye karşın dünyadaki iki süper güçten biridir ve bugün çok iyi anlaşılabildiği gibi herhangi bir süper güç canının istediği ülkeyi gidip işgal edememektedir. Batı dünyası çıkan her fırsatı Sovyetler Birliğinin aleyhine kullanmaya çalışılmaktadır. Fırsat ayaklarına gelmiştir. Pasternak bir rejim aleyhtarıdır. Kitaplarında da Sovyet Devrimini eleştirmektedir. İşte muhteşem bir fırsat. Kendisine o yılın Nobel Edebiyat ödülü verilir. Gerçi Pasternak yazarlığıyla bu ödülü çoktan haketmiştir ama ödülün yazarlığı için değil ülkesini eleştirdiği için verildiğini anlayacak entellektüel birikime de sahiptir. Ödülü reddeder. Propaganda makinesi çalışmaya başlar. Reddetme gerekçesi hemen yaratılır. Sovyetler Birliği yönetimi yazarın ödülü almasına izin vermemiştir. İşte bu noktada Boris Pasternak, Nobel ödül komitesine bir mektup yazar: "Romanımın çevresinde gelişen siyasi kampanyanın kazandığı boyutları görünce ve Nobel ödülünün bana verilmesinin, çok çirkin sonuçlara varan siyasi amaçlı bir karar olduğu kanısına varınca kimsenin zorlamasıyla değil kendi irademle ödülü reddettiğimi belirtirim"
Boris Pasternak şiirleri
On winter pavements I will pound Them down with glistening glass and sun, Will let the ceiling hear their sound, Damp corners-read them, one by one.…
I dreamt of autumn in the window's twilight, And you, a tipsy jesters' throng amidst. ' And like a falcon, having stooped to slaughter, My heart returned to settle on your wrist.…
About three months ago, when first Upon our open, unprotected And freezing garden snowstorms burst In sudden fury, I reflected…
The air is full of after-thunder freshness, And everything rejoices and revives. With the whole outburst of its purple clusters The lilac drinks the air of paradise.…
Tam söz verdiği üzre İlk sabah güneşi perdeler arasından içeri girdi Ve safran renginde, meyilli bir çizgi Sedire ulaşıverdi.…
All morning high up on the eaves Above your window A dove kept cooing. Like shirtsleeves The boughs seemed frayed.…
A tall, strapping shot, you, considerate hunter, Phantom with gun at the flood of my soul, Do not destroy me now as a traitor, As fodder for feeling, crumbled up small!…
This was its promise, held to faithfully: The early morning sun came in this way Until the angle of its saffron beam Between the curtains and the sofa lay,…
I have allowed my family to scatter, All those who were my dearest to depart, And once again an age-long loneliness Comes in to fill all nature and my heart.…
The morning sun shows like a pillar Of fire through smoke on frosty days. As on a faulty snap, it cannot Make out my features in the haze.…
Ah, how I love it in these first few days, Fresh from the forest and out of the snow, Awkwardness obvious still in every bough, When every silver thread lazily sways…
When Passion week started and Jesus Came down to the city, that day Hosannahs burst out at his entry And palm leaves were strewn in his way.…
Beloved, with the spent and sickly fumes Of rumour's cinders all the air is filled, But you are the engrossing lexicon Of fame mysterious and unrevealed,…
Black spring! Pick up your pen, and weeping, Of February, in sobs and ink, Write poems, while the slush in thunder Is burning in the black of spring.…
15 / 138 gösteriliyor