aşk için adı geçen ankara’nın uzak erişilmez sevdalar salınır varoşlarında…
ısrarlıyım sevdaların önünde çiçeklenmeye tasarlanmış bir şehir olsa da ankara kimseye bir şey söylemem ben onun koynunda dirilmişim…
madem ki gönül kırıklığı çılgın bir ankara dene yoksullar kışı bekliyor üşümek için…
çiçek açardı Anayasa her yer park bahçe olurdu kimse dokunamazdı kuş seslerine bayram yerine dönerdi şehirler…
gün değmezdi sularına kızılırmağın gül dalı kurumasın diye coşkun akardı bilirdi gül nazlı dönerdi bir şahin…
özledim belki de gitmişsindir ankara'dan yüzünü görmedim yıllardır adını rüzgârlarla bir tuttum telefonların duruşu hüzünlü…
ben yine de bekledim gece lambalarına bekçilik ettim öksüz gecelere türkü söyledim rüzgâr düştü kaldırdım…
hoşçakal diyen gözlerinle vedalaşıp telgraf direklerine konan kuşlarla bir bu kaçıncı mektubum gelmedin…
üstüme üstüme gelme ankara bırak beni unut işte kaç zamandır polise düşmedim kimseden şikayetim yok…
rüyasını ben görmedim bir kız görmüş kimin öldüğüne ne bakıyorsun ben kendimi deniyorum…