Taş Baskısı

C Cevat Çapan Cevat Çapan
0 Altın Yaprak
El eleydiler, Yerdeki toz toprağın içinden seyrediyorlardı gökteki bulutları, külrengi denizi. Bir yerden vinçlerin gürültüsü geliyordu, doldurulan, boşaltılan şilepler, mavnalara bindirilen vagonların tekerlekleri arasından bir çeşmeyi, bir ağacı, bir kırlangıç yuvasını görüyorlardı sanki.. Öyle duruyorlardı. Bildikleri bütün sözcükleri susarak yöneliyorlar, ezberlerindeki renklerin birbirine akarak biriktirdiği gölde bir kayığın yosunlu bir iskeleye yanaşmasını bekliyorlardı. Belli belirsiz bir kaval sesi karışıyordu sokak satıcılarının bağrışmalarına.. El ele, bitkin, kaygılı bir ezinti içinde han kahvesine bıraktıkları, tulum peyniri, bulgur, dut kurusu avluda esans satan kitapçının cam kutularından yansıyordu kararan yüreklerine.. Birden, taş baskısı kitap kapaklarının birinden, Hazreti Ali Düldülüyle çıkıp geliyor alıp Hayber Geçidinden Kan Kalesine götürüyordu onları Zülfikarla ikiye böldüğü gecede.. Gecenin bir dilimi soğuk çöl, öbürü kızaran şafak, kızan kumdu. El ele bekliyor, beklerken kuru bir kan tortusuna dönüyordu istekleri..

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.