Artık sen yoksun ya.. Her gece ağlayacak bu şehir. Yağmurlar yağacak üzerimize. Hiçliğimize, bitmişliğimize..…
bu gece çok yara aldım, yaralı bir şekilde uzanacaktım dizine, ağlayacaktım.. hem çok hassas olmalıydın.. eskisinden daha iyi olurdum belki, belki de ölürdüm.…
Bu sabah bir yarım eksik sanki yine, Yelkovan akrebi kovalıyor, ben yelkovanı.. Her düşüşte dönüyorum başladığım yere. Zamanı yakalamaya çalıştığım her anı,…
Buz gibi bedeniyle sarılınca ayrılık bana, Önce ürperdim. Sonra ısıttım onu da, Öyle sıcaktı ki sevgin..…
En çocuk hayallerimin en saf mutluluklarıydın En imkansız rüyalarımın en güzel anı Aklımın en sıcak yerinde kaldın Hüzün aylarımın sonbaharı…
Her sabah birlikte uyandığım bu acı.. Acı yine acımın ilacı. Ama bu yara kapanmayacak kadar derin. Sensizlik, öteki yüzüm benim...…
Hayat bana düşlerimi saklamayı öğretti, Hayaller ne kadar güzelse, Acılar o kadar gerçekti...
Bugün buğulu camların arkasından Baktım gittiğin yola Yağmur yağıyordu Yollarda hala izin vardı Hiç dönmeyecekmişsin gibi kalbimde sızın…
Git ardına bakmadan şimdi Dönme geriye Git İlk günkü gibi…
Hiç bir şeyden nefret etmedim senden nefret edememekten nefret ettiğim kadar.. İçimde yanan bir şehir, kocaman bir enkaz var. İntihar ediyor sevgi sözcükleri, Kelimeler sıraya girm…
Ağlıyor bu akşam İstanbul, Issız sokaklarında hüzün esiyor göğe doğru.. Bir karayel esip savuruyor göz yaşlarımı. Son bir kez daha düşünüyorum seni.…
Özledim seni... Ve bu sıradan bir özlem şiiri, Herkesin gözünde.. Bakışlarındaki o tuhaf sıcaklık gibi,…
Boğulan şiirler yüzeye çıkıyor içimde. Bak arkandan yıkılıyor koca bir şehir. Umarsızlıklarına hayran, Ve suskunluklarına nefret duyan;…
Hayalin bile bilmez seni özlediğimi, Nefret ettim derim. Bir gece daha boğulurken sigaramın dumanında, Ben yine sönerim..…
Ve son olarak yatağımın altına baktım, ne kaldı diye senden. Açılmamış tıraş bıçakları, bir kaç çikolata, bir kağıt ve bir kalem... Bu geceyi de böyle geçirttin ya bana, Yap artık…
15 / 22 gösteriliyor