Savurdum acıları dört bi yana. Bir daha yüzgöz olmamak adına. Tavan arasındaki, tozlu sevinçlerim var başucumda Yüzümdeki çizgilerden anladım yaşlandığımı.…
Gecenin ikindisinde yitirdim uykuyu Beş duyumu felç etti gidişin Körebeler ilişti çocukluk düşlerime Korkak bir özne gibi gizlendin sen her şiirimde…
Ayrılık yüklü vagonlar, geçiyor artık pasına hasret sinmiş, aynı raylar üstünden. Etle tırnak gibiydi oysa?…
Ömrümün gençlik şeridinde adındı aklımı hatalı sollayan. Yelkovan usul usul gezinirken saatin bağrında, akrep zehirliyor beynimi. Bir sigara söndürüp bir sigara söylüyorum koyu yal…
İhanetin sağanak yağışında telaşlı telaşsız atıyorum adımlarımı, ıslanarak ve hiç uslanmayarak! Yürüyorum usul, usul aşk batımına. Çekince beni içine sessizlik, kullanılmış intiha…