Maça Kızı

E Ecem Ayna
0 Altın Yaprak
Kalabalık bir eylül akşamıydı son gidişin Ben terkedilmişliğimin farkında olmadan, Bir kadın siluetinde seni arıyorum. Bazen sen kokan çıkmazlara dalıyorum. Kokunu da alıp gitmiştin ya; Yine de biliyorum, hercai kokuyordun; En çok hercai yakışıyordu gerdanına. Karanlık sokaklara giriyorum, Şu köşe başı kitapçılara En çok kitap kokusunu severdin, Mutlaka buralarda bir yerlerdeydin. Sırtımı duvara dayıyorum Kollarım göğsümde kavuşmuş, Sağ ayağım şu her zaman takıldığı taşın üzerinde Karşı kaldırımda bir adam akordiyon çalıyor Başım her topuk sesinde sola çevriliyor Ben seni bekliyorum, Sen yoksun Belki sen de eve dönmüş, beni bekliyorsun, Anahtarın her zamanki gibi kayıp. Kolların göğsünde kavuşmuş, Sırtını duvara yaslayıp, Her topuk sesinde başını sola çevirip bakıyorsun. Sırtımı duvardan, sağ ayağımı taştan kurtarıp yürüyorum Kollarım çözülüp ceplerime düşüyor, Her taşa bir de senin yerine vuruyorum. Sokak sokak ilerliyor,kendimi aynı yerde buluyorum. Sen yokken her yer nasıl da birbirine benziyor Bir el tutup beni yakamdan kapının önüne bırakıyor, Ben sana uzatıyorum anahtarı, Sen yoksun Gözüm kapanıyor, el yakamdan düşüyor, Ben bir kez daha sensiz açıyorum kapıyı Anahtarı masanın üzerine fırlatıp, Hep uyuyakaldığın kanepeye oturuyorum. Neden sonra, gözüm masadaki Dağılmış iskambil kağıtlarına ilişiyor: Hala üzerinde ellerinin sıcaklığı Gitmeden biraz önce açmış olmalısın son falını. Ellerinin izi kaybolmasın diye, usulca Avucuma alıyorum kağıtları. Bir umut seni bulurum diye sarılıyorum, Bir kart yok: Sen yoksun, maça kızı

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.