Tahtakale

E Edip Cansever Edip Cansever
0 Altın Yaprak
Gövdesi ince uzun, eliyse peynir ekmekli Beni mi süzüyor ne, çay mı içiyor ne, anlamadım Bir asker, öyle bir asker ki, doğduğu günden beri izinli Dünyaya izinli, kadına izinli, sevmeye izinli Bilmem ki nasıl olmuş her yerden çıkıvermişler Ürkek ve devamlı insan yüzleri. Güneşler gidiyor camlarda, Bayburt'ta akşam yemeği Kolunu kaldırıyor biraz, yüzünü ekşitiyor biraz, biraz da Donkişotvari Biriyse elini atmış durmadan karıştırıyor Cebini karıştırıyor, güldükçe gülüyor kadının biri Güldükçe gülüyor ya da gülmüyor işte güldükçe Adamla sıkıntı çatılmış silahlar gibi. Çocuksun, anlamıyorsun, süslemişler her yeri Dokunsan ağlayacak, konuşsan susmayacaklar bir daha Elleri vardır bilseniz, durmadan bizi gösterir elleri Baksanız bakılırlar, sevseniz sevilirler kimseye benzemeden Biri de bir kadındır alınmış efsanelerden Bir kadındır güzelim unutmuş erkekleri. Bu sandık, tahta sandık, üstünde gül resimleri Yanında bir adamla sanırım doğu illerinden Üç asker tıraş olmuş, beyaza kesmiş yüzleri Şeker mi yiyorlar ne, düş mü kuruyorlar ne, anlamadım Belki de bir Tanrısı var acının, hüznün, ayrılığın Ki durup dururken öyle ansızın yürüdükleri...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.