Makbule'nin Naziresi
E
0
Altın Yaprak
Kirpik kalem olsa tövbe ki yaza
Yedi sülâlemi yaktı Makbule.
Oklava indikçe döndü balyoza,
Bir iki demedi, çaktı Makbule.
Gözümü morarttı tavayla maşa
Bir yumruk bedeldi on okka taşa
Böyle bir şiir mi? Bin kere hâşâ…
"Yandım Allah" derken yoktu Makbule.
Yalvardım yakardım "Gel bana değme"
Dedi; "Doğru konuş! Başını eğme."
Vurdukça uçuştu, rozetle düğme
Bütün rütbeleri söktü Makbule.
Bu ne biçim iştir, ben bana şaştım
Ne bir yudum içtim, ne de ayyaştım
Banyoya kaçarken leğene düştüm
Anında enseme çöktü Makbule.
Sövelere çarptım, kafam yarıldı
Kafa kola geldim kolum kırıldı
Tek kanıt olmadan hüküm verildi
Sordu komşulardan vakti Makbule.
Göz hakkı demiştim gözüm morardı
İkinci hamle de dünyam karardı
Bir de kravatım boynumu sardı
Gördüğüm rüyalar çıktı Makbule.
Bir paket izmarit göğsümde söndü
Gül gibi vücudum kalbura döndü.
Ne feryadım sustu, ne acım dindi,
Sanarsın şap taşı döktü Makbule.
İbadet sanmıştım keffaret oldu
Ne bir mola verdi, ne hitam buldu
'Bire altmış' dedi kararı kıldı
Zannedersin İslâm Paktı Makbule.
Bacanak başıma saldı velvele
Akla gelir miydi böyle zelzele
Üzerime kaldı, bahtsız ihale
Döndü de başıma kaktı Makbule.
Müdür Bey kovalar okula gitsem
Karakol inanmaz telefon etsem!
Raporum da yok ki devrilip yatsam
Bu kafaya bunlar haktı Makbule.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş