Makbule'nin Naziresi

E Ekrem Yalbuz Ekrem Yalbuz
0 Altın Yaprak
Kirpik kalem olsa tövbe ki yaza Yedi sülâlemi yaktı Makbule. Oklava indikçe döndü balyoza, Bir iki demedi, çaktı Makbule. Gözümü morarttı tavayla maşa Bir yumruk bedeldi on okka taşa Böyle bir şiir mi? Bin kere hâşâ… "Yandım Allah" derken yoktu Makbule. Yalvardım yakardım "Gel bana değme" Dedi; "Doğru konuş! Başını eğme." Vurdukça uçuştu, rozetle düğme Bütün rütbeleri söktü Makbule. Bu ne biçim iştir, ben bana şaştım Ne bir yudum içtim, ne de ayyaştım Banyoya kaçarken leğene düştüm Anında enseme çöktü Makbule. Sövelere çarptım, kafam yarıldı Kafa kola geldim kolum kırıldı Tek kanıt olmadan hüküm verildi Sordu komşulardan vakti Makbule. Göz hakkı demiştim gözüm morardı İkinci hamle de dünyam karardı Bir de kravatım boynumu sardı Gördüğüm rüyalar çıktı Makbule. Bir paket izmarit göğsümde söndü Gül gibi vücudum kalbura döndü. Ne feryadım sustu, ne acım dindi, Sanarsın şap taşı döktü Makbule. İbadet sanmıştım keffaret oldu Ne bir mola verdi, ne hitam buldu 'Bire altmış' dedi kararı kıldı Zannedersin İslâm Paktı Makbule. Bacanak başıma saldı velvele Akla gelir miydi böyle zelzele Üzerime kaldı, bahtsız ihale Döndü de başıma kaktı Makbule. Müdür Bey kovalar okula gitsem Karakol inanmaz telefon etsem! Raporum da yok ki devrilip yatsam Bu kafaya bunlar haktı Makbule.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.