Nihavent Makamı

E Engin Soner Toraman
0 Altın Yaprak
Hatırladım gözlerini yeşil değilmiş meğer Gözlerin karanlık karası, gözlerin zifiri Yüzüme bir baksan ömrüme bile değer Gözlerine bakmaya kim muktedir ki? Gözlerin karanlık karası, gözlerin zifiri Gökte güneş gibi parlayan safir Usanmaz mısın yüreğimi ezmekten? Ben sana divane, aciz, fakir Bıkmak bilmeyeceğim inan sevmekten Sen gökte güneş gibi parlayan safir Bir fidan dikip adına ince ve narin Bırak da kalbime ismini çakayım Sen! Zarif kadın, gelincik kadar nazenin Dökülen yapraklarını bırak ben takayım Bir fidan dikip adına ince ve narin Çıkarken dudaklarından ismimin iki hecesi Her hücremde bir kalp sana atmaya başlar Bu ahenk senin değil; sanki ayın sesi Kıskanırlar sesini güneş ve yıldızlar Çıkarken dudaklarından ismimin iki hecesi Ahh! Nihavent makamındaki en hüzünlü bestem Söylenmemiş şarkım, bilinmeyen şiir Keskin bakışlarınla damarlarımı kessem Nedir beni korkutan gözlerindeki sihir? Ahh! Nihavent makamındaki en hüzünlü bestem Kimdir simandaki bıkkınlığı yüzüne takan? Unut hüzünlerini, çağlasın sevdamın seli O sima ki; nasıl divane olmasın bakan Bendim Yusuf'un kuyusuna düşen en son deli Unut hüzünlerini, çağlasın sevdamın seli Nihayet nihavent makamının sonuna gelip Biter mi artık beni öldüren bu deli kabus? Masum hayallerimle hayatına girip Bitsin artık bu kederli müebbet hapis Nihayet nihavent makamının sonuna gelir miyim?

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.