bir kuş tüyü var aramızda seninle adı zaman bir sen…
duyulmaz.. duyulsaydı sesin olurdu…
mumu söndürüp uzandım sonra ve tüm şarkıları bana adadığın bir bir okudum ne var ne yoksa kitabımda sana okuduğum dizeleri yaz akşamlarında…
aydınlanır gözünün değdiği yer ortalığı da aşk basar üstelik yine bir kurşun kalem yazmak ister mısra kıvamında…
ne acı şeydir yitirmek bir daha bulamamacasına dedim-…
'bitmeyen gecenin kuşuna' aklanmaz uslanmaz bir direnişti benimki seninki akıl almaz bir yükseliş kalbimde…
ve gittin ve ellerin ellerin titrer gibi soğuğunda kör bir kentin ellerin dokunur gibi çaresizliğine yitirişlerin…
bak işte gör yine ne haldeyim demeyi de ne kadar isterdim oysa bilsem için sızlamayacak ve benim yanmayacak ciğerim…
karanlıktır vur artık durma…
aydın biri o korkmuyor karanlıklardan yani içinde karanlık barındıran hiç bir varlıktan…
'sen yanmasan ben yanmasam biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar…
özlemek seni tüketmek sensizlikte geceleri yahut bir mart günü kavrulmak aşkının ateşiyle…
sokakbaşı bombalandı bu sabah uyandım uçurtmama baktım yoktu…