Ne yazsam ki acaba Nasıl karalasam Keskin bakışlarını mısralarıma Esmer bir ten bilirim…
Bu sensiz ve soğuk geceyi Soluduğum sigara közüyle ısıtıyorum Acımasız geceye inat Seni seviyorum diye bağırıyorum…
Ben şimdi sensiz buralarda İçemiyorum ki o gökyüzünün altında Beni de bıraktın işte Kahpe hayatın voltasında…
Bilo ile birlikte Bir gece vakti Bilmem biz neye kederliyiz Onsekiz şişe devrilmiş…
Ben sana şimdi ne şiir yazarım Bu ömrün mezarını ellerimle kazarım Kiminle konuşsam Kime derdimi açsam…
Akıp giden yağmur ardında İki kişi bir şemsiye altında Sanki cinayet sahnesi Gözlerimin karartısında…
şimdi sensiz buralarda hangi yüksek tepe yaşatır senin bana verdiğin serinliği çiğdemler açmıştı yüreğimde…
nedir derdin söylesene ey bulut kimin içindir bunca göz yaşı değer mi onca akacak yağmur damlasına…
adını bile bilmiyorum neyi değiştirir ki bakışların arasında kaybolan rengi sandığım gibi sende bana bakıyosundur belki…
Gökyüzünü kaplayan Ağır bir hüzün ne zaman hayale dalsam Aklıma gelir ay tanrıçası yüzün Birde yokmuydu o…
Ulan zaten sarhoşum Deli etme beni Şarabımı değil Öfkemi kusarım üstüne…
İnsanı sarhoş eden İçtiği illet değil İçerken çektiği dertmiş meğer Koyarmı sandın bana…
Ne de güzel yağarmış yağmur Hele birde girdimi pencereden içeri Ürkek bakışlı mağrur hüzün damlaları Serinletir ilk etapta…
Hey gidi istanbul Bu seni ilk terk edişim Amansız eski bir şehre gidişim Senden ayrılamam diyişim…
ne zamandır şöyle serbest bir şiir yazmak istiyorum kafiyelerden uzak ne geldiyse aklıma…
15 / 29 gösteriliyor