İpek Böceği Henüz Öldü

E Eylül Gökdemir Eylül Gökdemir
0 Altın Yaprak
Tüketilmiş evlerin Yorgun damlarından sarkan Anıları beliyordum Toprağı kucaklamış bir kundakta Oysa herşey Göç makamında seyrediyordu Masalsı bir yaşamın ucunda Bu son gecesi biliyorum Hayat Dil kesiği bir gönülde başlamıştı İnatla Yol yorgunu gecelerden çıkıp Şafak artığı sabahlara bulaşırken aşk Bir ömrün bitişine şahit olmuştu Kızıl yapraklar Bulutlar nasıl da ter döküyor Nasıl da sancılanıyordu gökyüzü Bilemezsin Minarenin şerefesine konmuş bir akbaba Öylece dikmişti gözlerini Musalla taşına Öfke saf durmuştu Örselenmiş yüreklerde Dakikalar hıçkırık denizinde yüzerken İntihar eğilimlerinde kaybolmuş umutların Bir nefeslik içiminde Hüzünleri kusuyordu zaman Ve Bir aşkın seyir defterinde geziniyordu Zehrini akıtarak İntikam Oysa Ölümsüz bir aşkı karşılamak için Melekler şarkılar söylüyor Çiçekler deriyordu cennet bahçelerinde Sen görmüyordun Ben bilmiyordum Anlaşılan Çatlamıştı ar damarı dünyanın Kaç mevsimin pervazına konmuştu kelebekler Kaç kırlangıcın ölümüne şahit olmuştu Duvardaki tünekler Ve Kaç ömrü heba etmişti İsimsiz dilekler Kimbilir hangi odasına kurulmuştun Sesimin de Duyuramadım kendimi Türbesinde yas tutarken sevdamın Sızısı saklı kaldı içimde yine Aşkının Ya ben anlatma özürlüydüm Ya da sen anlamak istemedin Biliyorum Şimdi herşey koca bir yalan Yazık! İpek böceği henüz öldü Çıkamadan kozasından

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.