Yalnızlığım

E Eylül Gökdemir Eylül Gökdemir
0 Altın Yaprak
Hüzün Danseden bir kelebek misali Bir günlük saltanatın kollarında Öylesine mutlu, öylesine umutlu Yalnızlık Bir keman yayının kirişinde Anlamsız seslere gebeydi bilmeden Umutlar... Keşkelerin sonsuzluğunda yaşayan Divane bir serseriydi belki de... Yalnızlığım diye seslenen bir kadın Sıvasız duvarlara dökmüştü yüzünü Asırlar öncesi... Sonuna dek açılmıştı Keşkeler şehrinin kapıları Pişmanlıklar satılıyordu, acımasız tezgahlarda Sıra sıra raflarda dizilmişti Kızılcık şerbetleri Yaralı yürekler saklanıyordu Kavanozlarda İçli hıçkırıklar dökülüyordu Gökyüzünün derinliklerinden Heyhat! Kanlı ellerdi uzanan hayallerimize... Yağmurlar düşmüyordu çatlayan toprağına Şarkılar söylemiyordu artık rüzgâr Kırağı vurmuş bakışlarında tüneyen bir korku Kimbilir Belki de çaresiz... Titrerken kirpikleri Dağ başını duman almış mı söyleniyordu Yalnızlığın korosunda Yoksa Habersizce gelen bir kurşuna Adres mi yazılıyordu kainatın sayfasında... "Yalnızlığım! Bilirim sen benim terketmeyenimsin... Yalnızlığım! Yaşamak zorunda olduğum... Kanımsın, canımsın Sen benim çaresizliğimsin... "

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.