kadife yürek ipek gölge omzumda gül kanatlı güvercin göğsündür tekil öykümün mahşeri…
Fırat : nefesim güvercin kanadında bugün uçuyor denizim üstüne…
mezar taşı meydanda kabri insan sırça ölümüz su yürür denizim üstüne toprağım rehin…
buğday saçında gümüş diken yoldur gözüme gözlerinin kıyısı ilk değil bu kördüğüm sır suya düştü gördüğüm yangın…
-avucunda sakladığın acının tadını da bilirim- çocuktum yaşımla suladım oyuncak gülleri…
esmer bir şarkı kefeni aşkın gizinde düş kağıt gemiler yol alır karşı kıyısından acının…
kumdan masallar ördü geceye annem yelkenin sırrı asmadan üzüm koparan neyzen gümüş köpük doğurdu akşam suyu…
ay ve gül...ıslak mendil bulut arkası gizli veda paslı ucuyla hasret dayandı boğaza kesse kanım akmaz…
sürüldü tarla kovuldu sürü toprağından- berivan…
aşk... gecekondu sevda yoksul ve kaçak kapı önü düş kovanı yokluk feneri lamba…
incir dalında kururken güneşin yanık sütü araf'a gömdüm kapımda unuttuğun bahçeni kırlangıç ömrüdür ayrılık dem tutmaz…
sabahı beklemeden doğmamış güne ölümlü mumlar yaktım uyuyordu güneş zulasından ertesi umutları çaldım…
doktor bu kaçıncı tanıdır ruhuma düğümlediğin boğazıma takılı ninni…
düş sarmaşığı dört duvar gölge büyüyor sesin toprağında saçlarını tara ey akıl bir şiir canın kaldı…
sakalına ak düşmüş toprağın çoban yeli eşkıya bir türküdür dilinde nasır kavalın sesi yok sırtımda dağ ölü…
15 / 71 gösteriliyor