Yokluğun şimdi yakar içimi Acı verse de yine duysam sesini Gözlerin gözlerime değse Ve son kez tutsam elini…
Papatya tarlasında öyle güzeldin ki sen Papatyalardan başına taktığın taçtan Sarı saçların dökülürken Bir çağlayan gibi duru ve coşkun…
Ankara’da bir sabah Yine puslu yine sisli Bir Pazar sabahı Ankara’nın Gazeteye bakmak içimden gelmiyor bugün…
Denizim özlediğim Karadenizim, Akdenizim Egem marmaram Düşümü hayalimi Sade senle aldatsam…
Terk ettiğiniz kişiye şu anda ulaşılamıyor O sizi beklerken soğuk bir gecede Bir terminal köşesinde az önce öldü Ölmeden önce…
Benim aşkım madde değil Parayla alamazsın Manâ da değil ki Sözlere sığsın…
Sen yoksun aklımda inan Kokun sadece tenimde kalan O da gider zaten çok sürmez biliyorum Yaz gibi bahar gibi düşen yapraklar gibi…
Hayaller kurdum Düşümde gördüm Ve sonunda İşte uyandım…