Saat Ondört

F Ferman Karaçam Ferman Karaçam
0 Altın Yaprak
Uyandığında uğultusu bitmiş olacak bu tarih depreminin avuçlarında biriktirdiğin öfkeli hicranı dökeceksin bir solukta bilmeyeceksin ki, sen yokken biz nice fravunlar çoğalttık etimizden, kemiğimizden ve serpilip durduk nil kıyılarına bilmeyeceksin ki, babam “yeşil sarıklı ulu bir hoca”dır serüvenimiz hangi kitapta şerh adilmiştir köklü, eski arşivler, yüzbinlerce kitap, zümrüt gözlerin ve masmavi bir ölüm saat ondört bilmeyeceksiniz ben uslanmam çağdaş, taş devrinin mimarları altın bakraçları kuyulara gizlemiş keşişler o pitoresk sarışın sevgiliniz hiç bilmeyecek cıkmış, nemli gözleri yetimin sağır duvarlarda gezinirken yüreğim kaynıyordu büyücü kazanlarında yüreğim yanıyordu tarih kitaplarında kitaplarında ve burkulmuş olsa da hafızam sıcak, gözlerim keskin ruhum biraz yorgun ve çiçek vurgunu olsa da yüreğim vazgeçmeyeceğim bu aşkın, kor aynasını taşımaktan sen ise yarı baygın uyandığında milyonlarca yıllık, sesim yankılanacak kulaklarında uyandığında beyazıt meydanında, bekliyor olacağım sahaflara gitmek için ömrümün yoksul ve kalabalık yanlarına binlerce ömür ekleyerek ve delirmemek için saklayıp kokusunu ölmenin azrailde doğacağım pür ümit işte, o güne kadar, sızısına aldırış etmeden kaburga kemiklerimin mavi kefenleri hep saklayacağım mavi ölümler için

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.