Akbaba

F Furuğ Farrohzad
0 Altın Yaprak
Tepemde bir akbaba hırsla ölmemi bekliyor, ben ise düşünüyorum nasıl bir tuzak kurayım ki bana yaklaşsın da onu vurayım. Soluk almak için oturmaya kalksam işte yıkıldı diye saldırıyor yüzüme, onu vurmak için anlayınca fırsat beklediğimi hızla dönüyor gökyüzüne. Kuşaktan kuşağa onca insanlar öldü yem olarak, şu ihtiyar akbabaya. Deneyimlerim sesleniyor ki bitimindeyiz zamanın yaklaşan bir sonu var ya senin, ya ihtiyar akbabanın. Bu cadı, bu kocamış leş yiyenin yazgısı, sana bağlı başaramazsan eğer sıran geldi demektir Tepemde bir akbaba hırsla bekliyor ölmemi vay eğer fırsatı ben kaçırırsam. Dökülüyor suskunluğuna akşamın ezanın ayak sesleri kent akşamının hayalinde yanıyor, altın ormanları düşlerin ve odamın suskunluğunda cuma akşamıyla uğraşıyor ezanın ayak sesleri. Benim elimde kitap cuma akşamı sessiz kopuk kopuk geliyor kulağıma, ezan kime söylüyor ne diyor kent uğraşıyor Cuma akşamıyla ve o garip ses yalın bir köylü gibi yitiyor kentin çağıltısında ben yine kitap okuyorum. Çev: Sobhi Babek

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.