Leylâ Vü Mecnûn 2901-3000

F Fuzûlî Fuzûlî
0 Altın Yaprak
Kimdür ki cihânda fânî olmaz Devr-i feleğün amânı olmaz Dünyâ yedi başlu ejdehâdur Endîşe-i ülfeti hatâdur Her lutfınadur defîne min kahr Her şehdinedür karîne min zehr Devrân üzerindedür zemâne Elbette gelen geder cihâna Erbâb-ı zemâneye verüp pend Bu şi‘ri ne hoş demiş hıred-mend Gazel Bu âlem kim gönül kaydın çekersen mihnet ü gamdur Fenâ ser-menzilin seyr eyle kim bir hoşça âlemdür Anup tenhâlığı kabr içre nefret kılma ölmekden Tarîk-i üns dut kim her avuç toprak bir âdemdür Değül muhkem cihân mülkinde her bünyâd kim kılsan Fenâ mülkinde dut menzil kim ol bünyâd muhkemdür Ecel âlâyiş-i havf ü hatâdan kurtarur nefsi Bu cevher kîmyâ-yı devlete iksîr-i a‘zamdur Kemâl–i aşk-ı insan mevt ilendür râh-ı hikmetde Belî mücrâ kılan hükmün misâlin nakş-ı hâtemdür Bahâr eyyâmı girsen lâle-zâra hâkün cezasın Muhakkar görme kim her zerre bir câm ile bir Cemdür Esîr-i nefsdür ehl-i cihân bilmez fenâ kadrin Fuzûlî terk tevfîki sana ancak müsellemdür Tamâmî-i sühan Leylî gül-i gülşen-i letâfet Çün gördi hazân yeliyle âfet Pâ-mâl-i hazân olup bahârı Encâma yetişdi rûzgârı Bî-çâre anası açdı başın Başından aşurdı kanlu yaşın Kâfûrını tökdi zağferâna Sûz-ı dil ile gelüp figâna Ahıtdı gözinden eşk-i gül-gûn Söylerdi ki ey garîb-i mahzûn Sensüz n’ederem hayâtı bâkî Min-ba‘d men ölmek iştiyâkı Çoh ağlayup etdi âh ü nâle Ağlar kim olursa beyle hâle El-kıssa dutup tarîk-i mâtem Ol vâkıaya yığıldı âlem Ahyâ-ı Arabda kopdı şîven Yanmışlara evler oldı külhan Ta‘zîm ile dutdılar azâsın Kabrin düzüp urdılar binâsın Ten oldı mukîm-i arsa-i hâk Rûh oldı karîn-i evc-i eflâk Şevk ehline kurb hâsıl oldı Deryâsına katra vâsıl oldı Bu Mecnûnun Leylî vefâtından haber eşitdüğidür ve Hasretle dünyâdan getdüğidür Mihnet çemeninde gül derenler Âlemde yaman haber verenler Gam nüshasın eyleyende tahrîr Vermişler ana bu nev‘ teşhîr Kim Zeyd-i sitem-resîde-i zâr Ol vâkıadan olup haberdâr Fi’l-hâl kılup azîmet-i râh Mecnûn-ı hazîni etdi âgâh K’ey şîfte-i şikeste-tâli‘ Efsûs ki sa‘yün oldı zâyi‘ İdbâr tılısmun etdi bâtıl Bu meşgaleden dahi ne hâsıl Bâzâr bozıldı yığ bisâtun Bu silsileden kes irtibâtun Leylî sana verdi zindegânî Sen ol bâkî ol oldı fânî Sen sadkası olduğun perî-veş Oldı sana sadka ey belâ-keş Azm-i reh-i cennet etdi ol hûr Firdevs makâmın etdi ma‘mûr Mecnûn ki haberden oldı âgâh Sûz-ı ciger ile çekdi bir âh Kim gulgulesin hem ol zamanda Cânânı eşitdi ol cihânda Az kaldı ki nâlesiyle dildâr Ol hâb-ı ecelden ola bîdâr Bir lahza bülend olup hurûşı Düşdi yere getdi akl ü hûşı Çün geldi özine çekdi nâle Yağdurdı hazânı üzre jâle Ta‘ne sözin etdi Zeyde bünyâd K’ey sâkî-i bezm-i zulm ü bî-dâd N’etdüm sana kasd-ı cânum etdün Kasd-ı dil-i nâ-tüvânum etdün Kıydun men-i zâr ü nâ-tüvâna Urdun sitem âteşini câna Zehr idi meğer bu verdüğün câm Kim merg peyâmın etdi i‘lâm Bir mûr-çeye nedür bu kîne Fûlâda dözer mi âb-gîne Te’sîr-i setemden ictinâb et Bârî bu günâha bir sevâb et İlet meni yâr olan diyâra Şem‘ eyle meni mezâr-ı yâra Düşdi yola oldı Zeyde hem-râh Bir hâl ile kim neûzü bi'llâh Çün gördi mezâr-ı gül-izârın Düşdi vü kucakladı mezârın Göğsini kılıp lahid kimi çâk Merkad kimi saçdı başına hâk Kabr üzre ahıtdı kanlu yaşın La‘l eyledi yaşı kabri daşın Yer yüzin edüp sirişk memlû Geçdi yere ol sirişkden su Oldı dür-i eşk-i bî-karârı Kabr içre nigârınun nisârı Göz yaşını eyledi muhâtab K’ey tîre şeb-i firâka kevkeb Çıhmak sana oldı şimdi vâcib Kim oldı ol âftâb gâib Bir burcı makâm dutmış ol mâh Kim olmaz ana nesîm hem-râh Sen durma eğer mürüvvetün var Gir toprağa anı iste zinhâr Gör handadur ol dür-i yegâne N’etmiş ana âfet-i zemâne Pâ-bûsın edüp yetür niyâzum Bildür bu tazarru‘ ile râzum Ke’y şem‘ nedür bu ictinâbun Men bahtı siyâhdan hicâbun Câm-ı mey-i gam dutanda âlem Sen içmiş idün bu câmı men hem Mest etdi meğer seni bu bâde Kim bezmde durmadun ziyâde Bir nâdire şem‘ idün şeb-efrûz Düşdi sana zevk-i aşkdan sûz Bir niçe zaman eğerçi yandun Sûz-ı dile durmadun usandun Bî-dârlığa getürmedün tâb Şehlâ gözün oldı mâil-i hâb Hem-râhum idün bu yolda ey mâh Hem-râhı koyup geder mi hem-râh Eflâke tefâhur eyle ey hâk Kim oldı defînün ol dür-i pâk Zülfine muârız olma ey mâr Kim anda mukîmdür dil-i zâr Hâline taarruz etme ey mûr Kim bağludur anda cân-ı mehcûr Ey ömr gel imdi başa sen hem Kim çeşmüme tîre oldı âlem Âlem hoş idi ki var idi yâr Çün yâr yoh olmasun ne kim var Ey cân ten-i hasteye vedâ‘ et Bir haste ile yeter nizâ‘ et Müştâkunem ey ecel kerem kıl Def‘-i elem eyle ref‘-i gam kıl Kurtar meni ıztırâb-ı gamdan Ver müjde vücûduma ademden Âyînemi eyle jengden pâk Kıl perde-i i‘tibârumı çâk Ref‘ et ne ise arada hâil Eyle meni ol nigâra vâsıl Teklîf-i visâl eder mana yâr Bir yerde ki yohdur anda ağyâr Men getmemek eylesem hatâdur Senden mana bir meded revâdur Bi'llah mededümde kılma ihmâl Kim bahtuma yüz verüpdür ikbâl Yâ Rab mana cism ü cân gerekmez Cânânumsuz cihân gerekmez Min-ba‘d zelîl ü hâr kılma Ser-geşte-i rûzgâr kılma Efganda iken gedüp karârı Oldı bu gazel dilinde cârî Bu gazel Mecnûn dilindendür Yandı cânum hecr ile vasl-ı ruh-ı yâr isterem Derd-mend-i firkatem dermân-ı dîdâr isterem Bülbül-i zârem değül bîhûde feryâd etdüğüm Kalmışem nâlân kafes kaydinde gül-zâr isterem Dehr bâzârında kâsiddür metâ‘-ı himmetüm Bu metâ‘ı satmağa bir özge bâzâr isterem Fânî olmak isterem ya‘nî belâ-yı dehrden Râhat-ı cism-i zaîf ü cân-ı efgâr isterem N’ola ger kılsam şeb-i hicrân temennâ-yı ecel N’eyleyem çohdur gamum def‘ine gam-hâr isterem Çün bekâ bezmindedür dildâr men hem durmazem Bu fenâ deyrinde bezm-i vasl-ı dildâr isterem Ey Fuzulî istemez kimse rızasıyle fenâ Men ki mundan özge bilmen çâre nâçâr isterem Tamâmî-i sühan Çün râz-ı derûnın etdi takrîr Re’yine muvâfık oldı takdîr İmdâd kılup inâyet-i Hak Kıldı anı maksadına mülhak Gül derdi hadîka-i emelden Mey içdi surâhî-i ecelden Kabrini kucakladı nigârun Cân sadkası etdi ol mezârun Leylî dedi verdi cân-ı şîrîn Ol âşık-ı bî-karâr ü miskîn İnsâf hemîn ola mahabbet Bu dâiredür makâm-ı hayret Gûyâ ki elinde idi cânı Dâim gözedürdi ol zamânı Çün devr ile yetdi ol zemâne Andan bir icâzet oldı câna Her niçe ki var idi nigârı Âlemde idi anun karârı Çün kıldı nigârı terk-i âlem Bu âlemi terk kıldı ol hem Çün gördi bu hâli Zeyd-i gam-nâk Efgân kılup etdi yahasın çâk Feryâd ile kıldı nevha bünyâd Evc-i feleğe yetürdi feryâd

Kamu malı: şairin ölümünün üzerinden 70 yıldan fazla geçti.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.