Ses...
G
0
Altın Yaprak
elime her kalemi alışta
mürekkep yerine
üzerine gözyaşıyla yazdığım
bu kaçıncı kâğıt?
bu kaçıncı kâğıt?
sana şiir diye başladığım ve
buruşturup bir kenara attığım
ıssız bir dünyada
bir ışık gibiydin ufuk çizgisine verev bakan
bir ressamın en güzel tablosunu
çizeceği o an
tüm renklerin firarına tanık olduk
görmeyen gözlerimizle
hüznümü sakladığım
sakin ve sevecen sesti oysa
o an tual üzerine
hıçkırıktan koparak düşüverdi
renk oldu SES...
kirpiğine bir intihar hüznünü asıp
öylece gitmek yakışmadı
sağ böğrünü delip geçse de güneşin
bir kuyrukluyıldız
tarumar edilse de sevda çiçekleri
karanlıklar ortasında bir ateşböceği misali
aydınlatıyorken bir deniz fenerini
mavisine kan damladı
kanadı SES…
kaptan-ı derya olsam kâr etmedi
destursuz bir korsan gelip
yalnızlar rıhtımına sürükleyip
batırırken gemilerimi
denizkızlarının saçlarında toka gibi
ışıl ışıl parladı SES…
aşk şarabını yudum yudum içerek
en sarp dağları adım adım geçerek
bir yakamozun sırtında geldi
öpüverdi kulaklarımdan
en tatlı tınısıyla notasının
vay be!
dedirtmeden yaptıklarına
gözlerimde biriken kederleri
savuruverdi uzaklara
meltemler gibi yumuşak esti SES…
bir Cezayir menekşesinin yaprağında
çiğ damlası gibi gördüm onu
Yakup'un gözüne sürdüğü
Yusuf'un gömleği gibi
yüreğime dokunuverdi
tekrar döndürdü hayata
kendince
delice
ve sessizce
giriverdi olduğu yere
şiirden notaya uzanıverdi şimdi SES
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş