Elbet Sen De Geleceksin
H Hakan Çetin
0
Altın Yaprak
Yalınayak bir yolcuyum
Yıldızların hakim olduğu bir gecede
Çeker giderim buralardan
Kimseye aldırmadan
Onlarsa hala seni bekler
Belki yukardalar
Sende kalan sevgimi
Yada benim olmadığım bir gezegeni
Sana hapsederler ta oralardan...
Tek tek tutabilsem de onları
Dönebilsem anılara
Yetim bir çocuğun hüznüyle
Ağlayabilsem anıların koynunda...
Bilirim ki üç çocuk istersin yukardan
Ne gökten ne yıldızdan, sadece ondan
Berfin, mert, su...
Belki leylekler getirir
Belki de yukardaki verir...
Ama biliyoruz,
Hikaye anlatılanlar
Su yoksa
Çiçek solar
Çiçek varsa
Çocuk doğar...
Aslında çocuk da sevgiden doğar
Sevgiyse paylaşmaktan
Paylaşmaksa emek ister
Hiçbir zaman karşılığı olmayan.
Emeğinin gücü ise aynı olmalı,
Her seferinde,
Yeni bir işe başlarcasına!
Sen ki
Paylaşımın emeğinden çalarsan
Sevginin paylaşımı yıkılır o zaman
Çocuklarınsa yetim kalır
Hiçbirinin kimsesi olmadan.
Yine üşüdüm biraz
Belki gözlerimi kapadım diye
Ama ben
Senleyken de gözlerimi kapardım
İri dudaklarına sarılırken
O zamanda ateş gibi yanardım
Gözlerimi kapadım diye...
Her insanın ayrıdır parmak izi
Sanmıyorum ki her dudak izi farklı olsun
Ama seninkiler
Sen bilmesen de çok farklı...
Hazır üşümüşken
Bir de rüzgar çıksa
Serseri yağmurlarla
Sert mi sert bir rüzgar.
Şu tükenen ömrümün sonbaharında
Beni sararmış yaprakların altına
Seni ise yarım kalmış,
Yitik sevdalarına savursa...
Gidince bekleme beni,
Belki döner diye
Dönüşüm çok geç
Yada hiç olmayacaksa
Sen de gel ardımdan
Yoksa sen de solarsın
Benim yokluğumla
Bensizliğin çölünde, tekbaşına...
Ama yine de
O küçücük ellerinle,
Sımsıkı sarıl hayata...
Yitirme içindeki umudunu
Seni ayakta tutan
Seni böyle güçlü yapan
Seni sen yapan
Bende olmayan
Seninse her yanında kaplı olan
O umut işte...
Yaşama umudu..
Söz, senden ayrı olsam da
Hep seninle kalacağım
Sen bunun farkında olmasan da
Senin etrafında olacağım
Berfin’e dört işlemi
Mert’e kavga etmemeyi öğretirken ki seni
Su’yun ise emerken yaptığı eziyeti göreceğim uzaklardan...
Geceleri yattığın yatakta
Ben hep seni koklarım
Açık kalmış üstünü, yorganınla sararım
Ellerimle dokunamasam, teninle yaşayamasam da
Ben hep senle olurum,
Senden uzakta olsam da,
Yaşamasam da...
Galiba bu şehirde son gecem
Yollar, evler, insanlar
Araba altlarına sinmiş kediler
Karanlık sokaklar bile sağır, dilsiz...
Gelin olmamış gelinciğim benim
Yanımda sen olsaydın
Gitmezdim belki de sonu bilinmeyen bir meçhule
Yanımda sen kalsaydın
Akmazdı belki de gözümdeki yaşlar,
Gözlerimden, sözlerime...
Gördün mü sen de,
Bir yıldız daha kaydı yukardan
Tam yanımdakiydi..
Sıra bize geldi o zaman,
Şimdi beni de kaydıracaklar
Bir diyardan, ötekisine
Yolculuk var birazdan bana da
Bilet almadım
Yer bile ayırttırmadım
Neyse
Bir kıyak geçer ordaki yakınlar
Eş, dost, akraba...
Herşeye inat
Çekip gidiyorum
Yada zorla götürülüyorum buralardan
Yola düştüm artık,
Kimselere aldırmadan
Korku bile kâr eylemez...
Ama hala yanarım,
Sensiz geçen ömrüme
Sensiz geçen her günüme
Oy ömrüm, oy oy oy...
Dilime de bir türkü dolanır
Seni anlatan
Beni ağlatan...
Oy ömrüm, oy oy oy....
Üzülme çiçeğim
Bu yol sana gidiyor
Elbet sen de geleceksin birgün oraya
Ama önce ben,
Sonra sen.
Beni bulmak için
Yerimi sorarsan eğer
Cennetle cehennemin kesiştiği yerde
Sınırı geçince beş kilometre ilerde
Mezar - cafe’de...
Sorar mı dersin azrail bana
"Çay, kahve, cola?" diye
Ama ben iki metre bez alırım
Belki üşürüm diye
Yukardan göremediğim,
Yerin ta en dibinde...
Bu azrail de ne kahpeymiş ha!
Sormadan hiçbirşey
Aldı beni yanına...
"Dur ne oluyoruz ya" bile diyemedim
İşte şimdi kaldım birbaşıma, bir taşla...
Seni yalnız bıraktım, affet beni...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş