Aslı'ya

H Hakan Güzkan
0 Altın Yaprak
çan vurur onbir kere saat hiçliğin ertesi olmuştur kan donmuştur an durmuştur yok yere ölmüştür dudak zanlıdır şimdi gözlerin üşüyorsundur anka kuşu hep gelir kimse bilmez yorulduğunu şimdiki zamanın rivayetidir boyun ikliminde ak bir kuğu aynı çan günün farklı saatlerinde çalar kapılar kapanır ardında hep bir bekleyen vardır zümrüd-ü anka boş yere gelir çan vurur dokuz kere boşa geçer geriye sayar saat beklediğin mesaj çıkmaz postadan lacivert başkaldırmıştır bırakırsın masaya boş kalemi kağıt bitkin kirlenmiştir bir kere beyaz rengin ortada kalan bir atımlık fişek ağır aksak yaklaşır örümcek kelebek çırpınmaktan yorgun birazdan çan vuracaktır son kez altı artı bir kere kırgın mısın? ellerin titriyor, korkuyor musun? hayır ama biraz der dilin reddettiğin aslındır vakti geldikçe birer ikişer düşer nefesin sen neden hep böylesin, biraz küskün olabildiğince tek taraflı kanın donmuştur bu şehirde kış ortasında hep elektrikler kesilir altı artı birsindir hiçsindir yani, çan öyle söyler şakaklarında asi birkaç damar ansızın pıt pıt atmaya başlar biriken yağmurlara hasret burnundan şıp diye kan damlar zorla öğretir gönlüne fikrin bu ekim geçen eylülden keskindir artık çan vurmuştur yedi kere sen de onlardan birisindir

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.