Uzun Gece
H Hamdi Oruç
0
Altın Yaprak
Gül kan ağlayan bir göz gibi
Kara kalmaz kan ağlayan gözde
O gül rasul o son peygamber
Ebucehildi adı geceydi
Geceydi dünyada
Karanlığın sarayları boy verdi
Kar düştü,Sevdanın kanı dondu...
Bir kalbi vardı güneş gibi
Karanlığını yakar güneş olan
O Nebinin doğumu bir şafak,
O güneşti,yıkıldı karanlığın sarayları...
Sütü en beyaz anne Halime anne
Süt anneye verildi
Bembeyaz bir süt
Bereket yağdı bereket üstüne
Medine`de yıldız yıldız izleri...
Medine uyandı öptü Nebinin ayağını
Oku onu kitap gibi
Dağ gibiydi karanlık
Ve sessiz bir çığlık
Dünya karanlığın ağında
Sadrının kitabını açtı melek
Gökler bir kitap gibi okundu...
Gökler nur saçar bir kitap gibi
Hira okul gibi
Hira dağında
Güneşe tutulan ayna...
İlk ayetleri okudu nebi
Yağmur sessizliğiyle
Kur`an geldi ayet ayet
Çölde sevda pınarı
Rabbinin adıyla okudu Nebi
Kurtuluşa hamileydi cihan
Bütün gönüllere gül sergisi
Örtü onu örtemez
Örtülere büründü gül peygamber
Haticenin örttüğü teselli bulutu...
Duaları çınar oldu
Meyvesini verecekti o dua
Ömer kükredi gök gibi
Ziyaret edildi Beytullah
Kırk yıldız secde etti gibi
İbrahim putlara yürüdü gibi
Karanlıktı bir diğer adı Ebu cehilin
Ebu Cehil getiremedi şehadet
Ebu Cehilin dilinde diken
Su dereyi giydi
Hayata nurdan elbise giydirdi
O büyük Peygamber
Miracta ümmetim dedi Nebi
Ümmeti öz çocukları
Ebu Bekir sıddık
Ebu Bekrin gözlerinde güneş...
Altmış üç yıl ömrü Nebinin
Altmış üç güneş göğsümüze
Yer ağladı gök ağladı
Vahyin rahmetine karşı çıktılar
Çiçek büyümedi ömürlerinde
Baş ezdi ellerindeki taş
Çölde izleri var göller gibi
Kumlar sevinçle öper o gül ayakları
İşkenceler edildi Nebiye
O sevdasıyla gül gördü işkenceyi
Güneşini gördü sevdanın
Elime güneşi verseler
Dönmem sevdamdan` dedi
İbrahim gibi yürüdü ateşe
Musanın asası gibi ebabiller...
Kış gibidir Ebrehe
Gül mevsimi şimdi
Dünya karanlığın ağında
Mekke Bilal gibi bir köle...
Bilalin gür sesidir
Hayat veren çöle
Çocukları öldürüyor her Firavun
Üç yıllık muhasara
Küfrün karanlık kilidi
Çürüdü yıldızların ışığında
Işıklar bir güzel bir güzel
Musa'ya geçit vermez mi deniz
Bin ah çekti Hatice öldü diye Hira
İki dostun ölümü
Eylülün işaretleri
İki dostun ölümü
İki kar tanesi
O güvercin ne beyazdı
Asasız çıkılmaz o yola
Gemisiz olmazdı hicret
Hicret etti gül peygamber
Devlete ilk adım
Şafakta ilk ışık
Hicret emri geldi
Yıldızlar kaydı Medine`ye
Taif`in taşları kahrından yandı
Mediney, nur üstüne nur geldi
Bir yıldız yağmuru
İlim güneşi o
Medinede güneş şimdi
Medine şimdi anne kucağı
Hicret yolunda Nebi
Müşrikler oyun kurdu
Ne zaman ışığa karanlık karşı durdu
Süreka küfrün oku
Saplandı kumlardan sipere
Ey Süreka kumlar vurur tokatı
At sürülmez nur üstüne...
Kumlar yer yüzünde yıldızlar gibi
Aliler,Ömerler gibi
Ay oldu Medine Medineliler dedi:
Geceye vuruldu yumruk
Her an yeni bir gömlek
Gece soyunur vahşi elbiselerini
Her gün ayrı kıtada
Eyyubel ensari sevinçli gökler sevinçli
Hoş geldin dediler
Yüzlerinde nur ellerinde nur
Ateş gibiydi çöller
Deve çöktü kutlu yere
Gülistana dönüştü
Bilal ilk müezzin
Bilal su veriyor Medine`ye
Ölüm yapıştı yakasına Küfrün o karanlığın
Gazveler yapıldı küfürle
Karanlık öldü
Güneş yıkar geceyi
Ağıtı söylenmemiş tek ölü o
Ölüm yapıştı yakasına Küfrün o karanlığın
Mekke feth edildi,
Dalga dalga temizlenen bir denizdi Mekke
Allaha şükredildi,şükür kulluk
Ümmet-i Muhammet bir büyük deniz...
Ölüm yapıştı yakasına Küfrün o karanlığın
Uhutta kırılan diş
Papatya
O bahar habercisi
Ey Hamza yoluna baş koydun
Hamza dağ oldun gözümüzde...
Hamza bağ oldun özümüzde...
Hamza kırık bir karanfil Uhutta
Ölüm gibi yapıştı yakasına Küfrün o karanlığın
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş