Annem, Aç yüreğini ben geldim. Cebimde sakladığım çocukluğum Saçlarımı okşadığın tarağımla geldim…
Zordu dört mevsim Zordu düşlü karanlıklar Üşüdüm yokluğunda Titrek geçti zaman zaman…
Ay ışığının vurduğu sağır sularda Bir gece ağlamak Bin yalnızlığını paylaşmaktı Sabırsız saatlerde…
Bende bu güzellikler kendini yitirirken Küstüğün deniz rüzgarlarıyla oyalanıyor nefesim Gözlerinin derinliklerine cemreler düşerken Haberin yok ben ölümü içiyorum.…
İçime akar sinersin tenime Bir mum yakar öylece tütersin Dumanını bırakır erirsin yüreğimde Isıtırsın ruhumu kavurup ateşlersin…
Bir çocuk gördüm düşümde Parmak ucunda yaşını tutmuş Kucağında tünemiş iki günlük lokması Salına salına gidiyor kederleri…
Geçmişin pençesinde sürünürsün Aldanmışlıkların içine bürünürsün Kimi gülüşüne aldanır Kimi giyinişine…
Gelincikler getiriyorum sana biraz olsun kendime benzeterek Yaprakları ellerim olsun Dualarımla gökyüzüne uzanmış…
Sonsuzluğa dalıp seyretmek seni Tepeye ulaşıp dikmek gibi bayrağı Dikip seyretmek gibi manzarayı Uçurumundan atlamak gibi çılgınlığın…
Beni geçirmeye gelmiyorsa sevda yoluna Atın beni zoraki kuyuya Yüreğindeki kayalarla örtün üstümü Sarmaşıklar kaynasın saçıma…
Karanlığın gölgesinde Acılar sandığını saklarken dizüstü Seslerine çığlık ekleyip ağlar durursun Sevdalar kraliçesi İstanbul…
Kolay değil her gece uyanması Bu zavallı silüetimin Kuş bakışı seyrederim tükenmiş ümitlerimi Bir yerlerden hafif bir melodi…
Bohçanda topaklanmış Umutların vardı senin Gizlice atladığın pencereye bıraktın haylazlığını Yarım bıraktın sahte düğününü…
Sevmeyi sende unutmuşken Niye geldin bir nefeslik rüyalarıma Bitmedi mi hasretine gebe gözyaşlarım Vuslatını beklemek günah bana…
Vuslata özlem duyduğum seher vakitlerinde Nasıl susayım ağıtlar beni uyutmazken Aynalar ağlak bir yüzü yansıtırken O seher vakitlerinde…
15 / 21 gösteriliyor