Pişmanlık Acısı

H Hasan Basri Arslan
0 Altın Yaprak
Biliyorum, bir daha olmayacaksın Aramayacaksın beni, sormayacaksın Konuşmayacaksın benimle Bir daha görmeyeceksin Kızıyorsun kendi kendine Lanetler ediyorsun belki de Beni aradığın o uğursuz güne. Bir sır gibi saklandın benden Ne bir ses, ne de bir haber Kaçtın kurtuldun işte Gizledin kendini, o yere batası İstanbul denen şehre Olsun be gözüm, öyle olsun Gelen de sensin, giden de Söz söylemeye hakkım yok aslında Hakkım yok, seni suçlamaya Bu sevdayı, ben öldürdüm istemeden Ben gömdüm kırılası ellerimle toprağa Şimdi bu ayrılığın ateşi Avuçlarımdan yüreğime kor gibi akıyor Pişmanlığın acısı gözlerimde Yağmur olmuş çisil çisil yağıyor Olsun be gözüm, öyle olsun Pişman olan da benim, şimdi ağlayan da Biliyorum Yokluğunun hüznü çoğaldıkça, artacak içimdeki fırtına Daha çok acıyacak canım, bu pişmanlığın girdabında Kafamı duvarlara vuracağım, yanacağım daha yıllarca Bırak bütün acılar bende yeşersin, Yine bende çoğalsın, Göz yaşlarımla sulanarak Zifir kara geceler yaşarken sensiz Doğacak güneşe yalvarır ellerim Bilmiyorum, dertlerim ölümle son bulur mu? Ama sen üzülme asla, ağlama olur mu?

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.