Bir Garip Aşk Hikayesi

H Hasan Yavuz
0 Altın Yaprak
Şubat akşamlarının Gözlerine vuran ışıklarıyla başlamıştı. Hikayemiz bizim. O zamanlarda biz Sevmeyi bilmezdik henüz Öğrettik birbirimize Sevmeyi, sevişmeyi Duygularımız yabancıydı bize Şaşkınlığımız bundandı. Biz konuşmayı öğretmiştik gozlerimize. Suskunluğumuz bundan! Siper bekleyen bir yoldaş gibi Gözlerini şafaktan ayırmayan, Kavuşmaktan başka şey düşünmeyen Sevdalılardık biz! Yüreklerimiz hep bir olsa da Bedenlerimiz ayrıydı çoğu zaman Ama yazık Zamanın bize karşı durmak gibi Bir şansı yoktu Kavuşmaya kuruluydu saatler Ve de günler sayılı! O zamanlarda sevdalıların Uğrak yeriydi Pastaneler kafeler. Bizim takıldığımız yerler ise Nehir boyu banklar, çamurlu toprak Ve deniz boyu kayalıklardı Delikanlılar, Pasta ve Amerikan kolası ısmarlarlardı Kız arkadaşlarına Bizse balık ekmek yemeyi, Bira yudumlamayı tercih ederdik! Tek mezemiz-dilimlenmiş olanından- Kırmızı elma olsa da Şarabımızdı En vefalı dostumuz! Dans etmeyi bilmezdik. Öğrenmek de istemezdik. Bizim şarkılarımız Dans etmek için değil, Sohbet etmek içindi. Ne de çok şey anlatırdı Şarkılarımız. Onların koynunda büyüdü Aşkımız Üstad söylemekten usanmadı Biz dinlemekten usanmadık! Dinledikçe aşka susadık Kulağımızda şarkılar Susuzluğumuzu giderdik. Penceremizden eksik olmadı hiç Yusufçuk kuşumuz. Biz dünyaya bakıyorduk O bize bakıyordu. Kanat çırpıyordu. Saldık onu gökyüzüne Güneşli güzel günler getirsin diye. Biliyoruz. Kuşkumuz da yok Dönecek bir gün kuşumuz Dönecek elbet Kanatlarında güneş Güneşi sunacak Sen, sabret!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.