İlkbaharı Seyrediyorum
H Haydar Bibinoğlu
0
Altın Yaprak
İlkbaharı seyrediyorum gözlerim kapalı
Dağlar
Ovalar
Ve yaylalar üstüne serilmiş halı
Tomurcukları açılmadan
Ve sevdalı kokuları saçılmadan bahara
Kırılmış
Yaşlı bir akasyanın umuda uzanan dalı
İlkbaharı seyrediyorum gözlerim kapalı
Güneşe koşanların masalını anlatıyor çalı diplerinde
Sarı gagalı karatavuklar.
Tam da umutlanmışken
Ve tam da adım atacakken karaya
Bir çakal uluması giriyor araya
Duymaz oluyorum sarı gagalı karatavukların cıvıl cıvıl sesini
Hep birlikte tutup nefesini
Hep birlikte susuyor sarı gagalı karatavuklar
Düşlerimde çıngar çıkarıyor
Yobazların tahtına sallanan kirli kavuklar.
İlkbaharı seyrediyorum gözlerim kapalı
Gelinciklerin kızıl dalgaları uçuşuyor duygularımın rüzgârında
Dans ediyor gelincikler hep birlikte
Hep bir yana eğerek taçlarını
Sanki
Kızıl gelinliklerini giymiş gelinlik kızlar
Rüzgârın tarağıyla tarıyorlar kızıl saçlarını
Umutlarım depreşiyor.
Tam da mutluluk düşlerine dalmışken
Ve düşlerimi gelincik dalgalarının sevdalı akışına salmışken
Kayanın çatlağında kurumuş çalı
Bir ağıt tutturuyor rüzgârın nefesinde.
Umutlarım üşüyor
Düşlerim düşüyor gelincik taçlarından
Bir parça kor düşüyor yüreğime
Kuru bir çalının taranmamış saçlarından.
Bir yanda gelincikler, bir yanda çalı
İlkbaharı seyrediyorum gözlerim kapalı.
İlkbaharı seyrediyorum gözlerim kapalı
Yılkı atlar önümden geçiyor şimşek hızıyla
Çakıl taşlarını yalayan kar sularını içiyor körpe kuzular
Yeni yaşamlar filizleniyor
Çatlayan serçe yumurtalarından
İçimi serinletiyor bir sevda esintisi
Uçmanın zamanıdır diyorum
Ve yelken açmanın yeni sulara doğru.
Oysa hava ne uçmaya elverişli ne kıpırdatmaya kanatları
Sürüklüyor fırtınalar yaylalarda yılkı atları
Yırtıyor yelkenleri denizlerde.
Yılanlar kış uykusundan uyanıyor
Ölümlere çatlıyor serçe yumurtaları
Kuzgun sesleri deliyor göğün atlasını
Akbabalar sıyırıyor sivri gagalarıyla kemiklerin kanlı etlerini.
Ne de çok düşman varmış meğer
Ne de çok savunmasızmış kurtuluşa açılan yollar
Ve ne kadar yalnız düşmüşüz kavgalarda
İrkiliyorum.
Suspus oluyor bahar düşlerim
Ceylan yavrusunu görüyorum çelik pençelerde
Öylesine inletiyor ki dağları
Öylesine yanık
Öylesine acı
Ve öylesine buruk yankılanıyor ki anaların çığlıkları
Kalbim parçalanıyor.
İlkbaharı seyrediyorum gözlerim kapalı
Toplamış dağlar göğsünün üstüne
Beyaz gelinliğinin eteklerini.
Baharın tüm renkleri
Özgürce yayılmış bedenine.
Arılar yoğun bir telaş içinde örüyor peteklerini.
Denizleri gökyüzüne taşıyan bulutlar
Ateş püskürtüyor bir uçtan bir uca
Ve sonra bir gürültü kopuyor
Ve yağmur
Ve önüne çıkanı yıkıp geçen bir sel…
Deli dolu gençliğim düşüyor düşlerime
Ne selden korkardık ne ecelden o zamanlar
Korkunun adını silmiştik defterimizden gülüm
Vız gelirdi kavgamızda bizi bulacaksa ölüm.
Ve şimdi
Altımda ilkbahar tezgâhında dokunan halı
Bir yanda gelincikler bir yanda kuru çalı
Ömrümün sonbahar hüznünde
İlkbaharı seyrediyorum gözlerim kapalı.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş