İstanbul(lu) 'a Dair

H Hazal Gürsoy
0 Altın Yaprak
Uzundu film… Bir sahneye takılıp kalan bendim… Tozlu bir albümde bir çocuk fotoğrafı… Ah İstanbul'un en eski yanı… Hüzünlere karışmış, aceleci mutlulukla bırakmıyor peşimi… Bir masal gibi dinliyorum, Daha çok kabusa benzeyen gidişini Islak ve sensiz gecelerde… Islak ve sensiz gecelerin Kömür kokan caddelerinde koşuyorum Yüz metre, iki yüz, beş yüz… Kilometrelerce… Kokunu bulana kadar! Sana elimi uzatmaktan değil, Tutmadığın elimin çatlamaya hazır soğukluğuna Çare bulamamaktan korkuyorum… Işıl ışıl caddelerin soğuk kaldırımlarına döktüğün Sigaranın külü gibi Bir kızıllaşıp bir kararıyor umut… Ah İstanbul'un en güzel yanı… Doğardın sabahlarıma İlk günkü heyecanı ve tadıyla aşkın… Şimdi adressiz, tarifsiz yollarda Sadece küflü kırıntılarını buluyorum yalnızlığın… İstanbul'un en yağmurlu, en kalabalık, insanları en yalnız, caddeleri en ıssız yanı

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.