Annem..!

İ İbrahim Zarifoğlu İbrahim Zarifoğlu
0 Altın Yaprak
SIRLI bir düğün gibi başladı Sana kavuştuğum gün ,ayrılığım !.. Henüz ruhunda bir gölge idim; Sen yürürdün zaman yürürdü eteklerinde Hep patika yollar aşardı narin ayakların Ben hiç hissetmezdim ayağını inciten çakılları Bütün eziyetime rağmen, ağırlığıma Duaların sarardı, varlığımın duvarlarını Gözlerindi gözlerim,ellerindi ellerim .. Sevgindi, aşkındı damarlarımda biteviye dolaşan Kalbime akan, Cennet pınarıydı kanın Canıma can katan.. Gölgem ruhunda daha bir koyulaştı; Lütfen! anlatma kendini Seni en iyi ben bilirim !. Doğrusu beni bildiğin gibi Nasıl taşıyorsan bedenimi.. Artık bana bakan gönlünü taşıyorum şimdi İçli duygularını, sevgini, gizemin görünmez iletişimini Kullandığım ruh sana ait çünkü.. Yüreğime düşen ilk aşk kıvılcımı Sevgiye doyuşum, sende var oluşum Saçlarımın rengi, yüzümün ahengi Kıskanırım, istemem, kimseler bilmesin! Özlemin bana ulvi bir renk gibi yansıdı ,inan ki.. Bedeninde bir tebessüm oluşum; Hani o günler, Kavramlar, kelimeler karışıktı kulaklarımda, Sessizliğin büyüsüydü kaplayan yalnızlığımı Sana hasret cümleler dökülürdü Henüz konuşmasını bilmeyen yüreğimden-dilimden Hoş kokulu bir tütsü iken ruhum -Göçüp gelen o varlık âleminden- Ellerim büzülüp, korkarken kendi bedenimden Sana sığınır idim kimsesizliğimden Sen yüce bir dağdın beni koruyan En korkusuz duygulardı dökülen Can pınarı o ela gözlerinden .. Bedenime ulaşma isteğim; Sen mutfakta koştururdun Diğer kardeşlerim, babam Benden habersiz bir canmışsın gibi Sana duygusal söylemlerini sunarlardı.. Vakti daraltırlardı, daraldığına bakmaksızın.. Deli poyraz uçururdu, bin zahmet yıkadığın elbiseleri Sen hâlâ hem hayat olurdun o hiç bitmez yemeklerin kokusunda O bin zahmet temizlediğin camların; pırıl pırıl aydınlığı düşerdi parlayan yüzüne Gülkurusu olurdu rengin Biliyor musun; umurumuzda bile değildi güneş En koyu zemherisi kışın Birlikte hemhâl olur Tılsımlı rahiya gibi sarardı ruhumu, ruhun Minik yüreğimi ısıtırdı kalbin !.. Bedenime İlk selâm; Bir aşure günü zaman nasıl boğmuştu seni.. Faili bendim, biliyorum! Duyduğun o gül kokulu kutsi söz : O günkü muharremin on'u; "Velev ki yedi taş olsa da kaynatın, dağıtın yedi komşunuza !" Sarmıştı benliğini bir kez , Duymaksızın hiçbir şey ,ama hiçbir şey?! Bütün acılarımı iterek bir yana Yapmaya gönül koymuştun ya!.. Bilemediğim ne oldu ise o gün ?! Önce yıkıldın tutarak pervazından is kokulu taş kemerli ocağın , Sonra bir hıçkırık olup düğümlendi boğazında kelimeler Kokusu yayıldı yedi komşuya sen dağıtamadan henüz Dağıldı aşurenin bir acı çığlık gibi rahiyası, Belirdi kapımızda ak güvercine benzer bir garip muştu Bencileyin vakti dolmuştu.. Ah! o başlayan ilk hayat, narin damarlarında Zaman ; nasılda bitmeyen bir yokuş olmuştu.. Kendime ilk merhabam; Süleymaniye'nin yaşlı, kederli ve tarih kokulu duvarları şahittir! .. Karlı bir şubat ikindisi fırtınalar yığılmıştı başına, Sen ruhunda bahar, gönlünde nisan yaşamaktayken Özlem üzre beklemektesin o narin küçük sesleri. Dağılırken çevreye, korku yüklü sevinç bakışların! Biliyorum ki, en acılarla örülmüş, mutlu duyguları tatmaktasın! Sanki tanış bir müjde çağırıyor gibi seni Bir garip sevinmekte Çağlayana eş kendi içinde coşmaktasın! -artık vakit tamam!- Bu meçhul mekâna beni ağırlamaktasın!.. Dudaklarında selâm misafirin ; Sen ey! biricik can sevgili; Hayatı müsebbibim, canım, tenim, ellerim, gözüm Seni sende yaşamaktı varlığım, En büyük mutluluğum, dileğim, özüm ! . Biliyorum ki; bir minik beden olup düşünce kucağına, Yükseldi feryada benzeyen o ilk selâmım Sevinç çığlığı gibi düştü ! Her yeri Ana kokan ocağına.. Şimdi sen benim ruhumdasın; Dergâhına uğrardı önce mevsimler.. Kalbindeki sıcaktan anlardık yazın geldiğini, Hep bahardı bakışların. Yüzünde gül tomurcukları olurdu tebessüm, Köşede duran o simli nakışların estetiğini Bir sonbahar ayında yaşadık, ah yaşadık ! Kışın eteklerimize düştüğünü Şimdi daha iyi anladık!? Sensiz mevsimlerin tadının bittiğini; Bayramların bir çul Atarak elbiselerini üzerimize, küsüp gittiğini Bahçeye hüzün kokulu selviler dikildiğini Şimdi çok daha iyi..! Bu hayâl âleminde sanki hiç yaşamaz olduk! Sensiz gölge olup kaybolduk! Seni çok özledik ..be canım anacığım Bir lahza olsun dön rüyamıza bari Kendi ruhumuzda boğulduk!..

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.