Taştan Bir Heykel oldum

İ İdris Akmetin
0 Altın Yaprak
Tam da yudumlayacakken sevdanın ilk demini Yüz üstü bırakıp beni bir akşam üstü terk edip gittin Ben bin bir hayalle koşarken yıllardır peşinden Acımadan her fırsatta yollarıma cefalar, ezalar serdin Güller serdim yollarına, taç yaptım başına çiçeklerle Kıymetini bilemedin gülüm, güvenip güzelliğine Ben deli divane aşık olup dağ taş gezerken Sen bulutlarda gezer oldun kapılıp kibirinin yeline Bir umutsuz aşk uğruna bir ömür geçip gitti Dilim tutulsaydı da sevdiğimi hiç söylemeseydim Tam da tadacakken aşkın tatlı şerbetini Eyvah ömrümün ahir zamanına geldim. Neydi o haşarı çocukluğum, uçarı gençliğim neydi Ömrümün en güzel yıllarını hayala boşa verdim Tam da anlamışken hayatın kıymeti, güzelliğini Ziyan ettim tadımlık ömrümü biçilen kışına geldim Ne de uzun gelmişti ömür, bakarak önümdeki yıllara Çarçabuk geçti gitti yıllarım, ufukta, işte sonum Tam içecekken aşkın badesini yudum yudum Taktın yine çelmeni yar, upuzun serildim yollara İncindi gönlüm, kırıldı kalbim ıslah olmaz, oldu paramparça Peşinden koşmaktan bitkin düştüm yar, gayri yoruldum Umutsuz aşkımın hazin hikayesi yazıldı son sayfalara Yıkıldı dimdikken mihrabım, bin bir derde düçar oldum Geçti ömrün baharı artık ne bir gül ne bir çiçek açar bekleme Yeşermez artık gönül ağacımın dalları kalmadı hiç umudum Pişman olup da, boşuna kapımda yalvarıp sakın af dileme Söküp attım yüreğimi can kafesinden, taştan bir heykel oldum.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.