Sustuk / Bünyeye Çığlıklar Dolayıp...

İ İmdat Özcan
0 Altın Yaprak
Sustuk... Bünyeye çığlıklar dolayıp... Bastırılmış duygular sardık gecenin kalbine Can yanarken Kan akerken yiğidimin ak göğsünden Nice kutlu sözlerimiz vardı / sustuk... İsyanımız dağlar kadardı / sustuk... Zaman sevdalanmak zamanı Sıyrılıp ölü toprağı sarmalından Haykırmalı... Kahpe ağıza Kör kurşuna Mayına Havana inat Zaman ant içmek zamanı... Vatan üzre Bayrak üzre Şafak üzre ant içmeli... Ve pusatlanmalı Yürümeli hayının üstüne / yiğitçe Yiğitçe düşenlerin yerine... Ama sustuk biz... Her kurşun sanki dilimizden vurdu. Kalem kırıldı / kelam kırıldı... Salyalı ağızlar konuşur oldu karanlıktan yana hoş sözlerle Biz sustuk... Kanlı eller boş mangalda kül savurdu Biz sustuk... Çapulcular köpeksiz köy bulup değneksiz dolaştı Biz sustuk... *** " yırtıl artık yırtıl ey sabrımın çulu / kan yere düşünce çiçekler açar İçimde çalar aşkın davulu / yürek kanatlandı kavgaya uçar " Silkin ey dilim çığlıklar savur Kent kaldırımında Dağ başında Köşe de / bucakta... Çığlıklar savur Cudi 'de / Gabar 'da... Gün dönende / şafak atanda ant olsun... Dağ başında silah çatanda ant olsun...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.