Ah Tamara Efsanesi

İ İrfan Yılmaz İrfan Yılmaz
0 Altın Yaprak
Gümüş kanatlı kuşlar haber verdi Vestan'a İnziva adasını mesken tutmuş bir afet Büyüleyen gülüşü gamzelense destana Ne mercanda renk kalır, ne incide zarafet Siması dolunayda Süphan'ın şahikası Gizemi çözülmeyen doyumsuz bir manzara Menekşe gözleri ki; Nairi harikası Kâlbi yangına atar bedeni tarumara Dilden dile dolaşan rahip kızı Tamara Gece ile gündüzün eşitlenince şartı Firarî bir kıvılcım uçtu Süphan dağından İki gönül hedefler yılın yirmi bir martı Aşkın afsız perisi sihirli sadağından Hilat'tan yola çıkan efsaneler serisi Firarî kıvılcımın mirasıdır gerisi Ufkuna perdelense Tuşpa'nın az berisi Göreceksin karlı dağ nasıl başlar işmara Artos dumanlı başım, bekle beni Tamara İnci balıklarıyla dost Nairi Deniz'i Yol verirken sevdama sesi dindi rüzgârın Kendiliğinden sildi sular geriden izi Ulaştığım adada beklenmez oldu yarın Uzaklardan duyduğum şarkının hatırası Göz göze geldiğimiz o anın ihtirası Süphan dağından uçan kıvılcımın mirası Gözlerinden gönlüme süzülürken damara İksir dediğin ne ki... Bilemezsin Tamara Gece, yıldızlarını gök kubbeye serpince Sevincini duyardım güldeki kelebeğin Bir ışık hüzmesi ki; suya yansır ipince Beni adaya çeker kalırdım fecre değin Saatler, saniyede akıp giden zamandı Şafakların sökümü gülümseyen simandı Senin damla sevincin yüreğimde ummandı Vuslatın rüyasıyla baş vurdum her umara Neden mutluluğumuz kısa sürdü Tamara Yüzdüğümü sanırken yine vuslat koyuna Yalçın kayalıklara tuzak kurulmuş meğer Bir fener ışığından gelmezdim bu oyuna Sırrımızı kimseye söylemeseydin eğer Bilemezdin; gizlilik, aşkın ilkin yasası Tutulmayan sırrından kâlbe düşer tasası Adı sevdadan yana nasipsizler masası Heyhat ki aşkımızı yatırırlar kumara Üç kişinin bildiği... Sır değildir, Tamara Vebal yüklü ışıkla çekilirken tuzağa Sandım ki kulaçlarım azgın suları yener Ben ışığa yöneldim, ışık benden uzağa Anlamadım bir türlü; kimin elinde fener Seyyah kesilmiş böyle ta gecenin fecrine Zalim yargıç elinde bîtap düştüm tecrine Canım adanmış diye bu sevdanın ecrine Hangi şeytanî zekâ çeker böyle numara Yüklenilmez vebali kim yüklendi Tamara Fırtınalı son gecem kopan tufan talimi Göz gözü görmez oldu, su zifirî karanlık Kör tuzağa çekerken rahiplerin zalimi Kulaçlarım kesildi, gafil düştüm bir anlık Böyle dilememiştir bence kader yazarı Bilmem ki sevdamıza kimin değdi nazarı Dalgalar insan boyu, kurulan can pazarı Beni teslim ederken buz gibi bir şamara Çığlık düştü geceye; Tamara, ah Tamara

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.