Kaside

İ İrfan Yılmaz İrfan Yılmaz
0 Altın Yaprak
Gül Kasidesi Ey gonca gül, biraz eğil, dinle, duyuyorsan eğer Sussam kalem razı değil, yazsam sana nazar değer Şeyda bülbül ötüşüyle, Ferhat'ın Şirin düşüyle Akla ziyan gülüşüyle, goncan tılsımlıymış meğer Gönüller sana hacizli, görenler solgun benizli Cismin ayan ismin gizli, Gül-i Rana nam-ın diğer Goncandaki gamze ne hoş, başlık atsam gerisi boş Canlı cansız hepsi sarhoş, ıtrına boğuldu seher Ateş düşürdün ocağa, yasaklısın her kucağa Yedi iklim dört bucağa çoktan yayıldı bu haber Dört yüz ışık yılı yurdu terkedip şavkını vurdu Gelip sana raksa durdu, yedi perisiyle Ülker Goncana miski sindirmek, vuslatsız hasret dindirmek Semadan yıldız indirmek... Gülüm var mı böyle hüner Tütsün var seher yelinden, endamın nakkaş elinden Aşkın bağlama telinden dökülüyor teker teker Aklı almaksa marifet, yeter de artar bu afet Hak'tan kusursuz zarafet, sözün tam da bittiği yer Tütsülenmiş sağım solum, havada körebe kolum Menzilsiz uzanır yolum, beyhude bir seyrülsefer Derman yok derde mukabil, aşk uğruna şuur sebil Tütsündeki vebali bil: Tütsü değil baygın eter Dalın tuzak, tacın süstü; elimi uzattım küstü Yüreğimin altı üstü, kezzap dahil tuzla biber Bir dert saldın yedi katlı, yüreğime teslimatlı Meyan kökünden de tatlı, derdin benimle can-ciğer Aşk adıyla tabu yıkıp, meydana dumansız çıkıp Her gün biraz daha sıkıp daraldı ateşten çember Yaprağım dalda hevessiz, boynu bükülmüş nefessiz Ömür ağacından sessiz gazel döktürüyor kader Ömrüm bahar gönlüm hazan, ne kışa ne yaza benzer Gazel döker dinmez azan rüzgârı talaza benzer Bir gül sevdim yemin akdi, diyeti ömrümün nakti Gamzeleri şafak vakti, goncadaki naza benzer Felek açınca arayı, beyaza vurdu karayı Kurduğum gönül sarayı, yıkılmış enkaza benzer Gül hasreti katar katar, sökün edip cana çatar Dikenleri pençe atar, pençesi şahbaza benzer Başıma hep efkâr sargın, affı cılız-hışmı kargın Anladım ki; gülüm dargın, gülüşü ayaza benzer Muradımın kör kandili, çoktan tüketmiş fitili Cezam kesildi sevgili: Yargısız infaza benzer Tabibim, af gerisinde; aşkım, hüsran serisinde Musallanın berisinde kılınan namaza benzer Yine de kalpten silsile senin tutkun gelir dile Dilim lal kesilse bile, gör seni nasıl metheder Yaprağın ipek dokulu, gören Hak'kın şanslı kulu Eşsiz benzersiz kokulu goncan o kadar ki ender Senden simli tül örtüsü, Melike Belkıs'ın süsü Seba'dan gelir tütsüsü, tütsü değil miski amber Göğsüm kor misali kafes, senden esmedikçe nefes Yurdundaki iklim enfes, havan Firdevs suyun Kevser Hecelere ilmek ilmek, dokunsan da sabaha dek Mümkün müdür betimlemek, diken bile sende cevher Güfte olsan sözcük aval, bestelensen nota zeval Resmedilsen yanar tuval, nasıl şaşar bilsen beşer Bir umut ki; buhur yakıp, ufkun tülüne bırakıp Şafaktan günüme akıp, gece terketmesi keder Gecede iz sürüyorum, kör harita dürüyorum El yordamı yürüyorum, eşsiz ıtrın bana rehber Gözlerim yaprak şaşkını, dala sarmaş-dolaş kını Yazamadım taç aşkını; kağıt sarhoş, tüy derbeder Aşk, kezzapla kavrulmakmış, küle dönüp savrulmakmış Ya da kalpten vurulmakmış, seçebilmek ehven-i şer Kim demiş hedef şaşar ki, vurulan nasıl yaşar ki Öyle bir bakışın var ki; sektirmeden vuran mavzer Kaderin yel ekimi sert, sahne ağır çekimli fert Ayrılığın iklimi dert: Lodos oktur, poyraz hançer Külü korlu ilaveten, var mı aşka gücü yeten Gönül kapım açık zaten, habersiz gelip dalıver Akıl kışta, gönül yazda; siyah gizlenmez beyazda Kamber'siz düğün olmaz da, vuslatsız kılınmış Kamber Kimsenin içine sinmez, eli kalksa geri inmez Bir gül kanar, kanı dinmez, gönlüme vurulsa neşter Tabibim; gelirse dile, gül damıtır aşk vesile Yarım nefes ıtrı bile, lokman ruhundan da beter Mısralarım umman dibi, okuyan alır nasibi Dakka'nın delisi gibi, gezer özünden bihaber Dinleyene imgem perçin, put kesilir anla niçin Taş kalbinden için için gözyaşları döker mermer Acem tülüyle örtülü, yüz çeviren Hicaz gülü Öyle yaktı ki bülbülü, figani tek beyti yeter Ya Rab; narıbeyza çetin, sual olunmaz hikmetin Aşk ile imtihan ettin, geçişim külle beraber Hak katından ödülüme, nazar değmesin gülüme Ben razıyım da külüme; Sen, gülüme serinlik ver Düşlerimde Gül- i Rana, ıtrını yaydı cihana Dilimdeki hamdüsena yüreğimden kopan ezber Yüce Yazı silinir mi, kul eliyle dilinir mi Ne işlenmiş bilinir mi, Levh-i Mahfuz gizli defter Ya Rab, yitirsem de aklı, yüreğimde ismi saklı Fâni dünyada yasaklı gülümü Mahşer'de göster

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.