Kaside
İ
0
Altın Yaprak
Gül Kasidesi
Ey gonca gül, biraz eğil, dinle, duyuyorsan eğer
Sussam kalem razı değil, yazsam sana nazar değer
Şeyda bülbül ötüşüyle, Ferhat'ın Şirin düşüyle
Akla ziyan gülüşüyle, goncan tılsımlıymış meğer
Gönüller sana hacizli, görenler solgun benizli
Cismin ayan ismin gizli, Gül-i Rana nam-ın diğer
Goncandaki gamze ne hoş, başlık atsam gerisi boş
Canlı cansız hepsi sarhoş, ıtrına boğuldu seher
Ateş düşürdün ocağa, yasaklısın her kucağa
Yedi iklim dört bucağa çoktan yayıldı bu haber
Dört yüz ışık yılı yurdu terkedip şavkını vurdu
Gelip sana raksa durdu, yedi perisiyle Ülker
Goncana miski sindirmek, vuslatsız hasret dindirmek
Semadan yıldız indirmek... Gülüm var mı böyle hüner
Tütsün var seher yelinden, endamın nakkaş elinden
Aşkın bağlama telinden dökülüyor teker teker
Aklı almaksa marifet, yeter de artar bu afet
Hak'tan kusursuz zarafet, sözün tam da bittiği yer
Tütsülenmiş sağım solum, havada körebe kolum
Menzilsiz uzanır yolum, beyhude bir seyrülsefer
Derman yok derde mukabil, aşk uğruna şuur sebil
Tütsündeki vebali bil: Tütsü değil baygın eter
Dalın tuzak, tacın süstü; elimi uzattım küstü
Yüreğimin altı üstü, kezzap dahil tuzla biber
Bir dert saldın yedi katlı, yüreğime teslimatlı
Meyan kökünden de tatlı, derdin benimle can-ciğer
Aşk adıyla tabu yıkıp, meydana dumansız çıkıp
Her gün biraz daha sıkıp daraldı ateşten çember
Yaprağım dalda hevessiz, boynu bükülmüş nefessiz
Ömür ağacından sessiz gazel döktürüyor kader
Ömrüm bahar gönlüm hazan, ne kışa ne yaza benzer
Gazel döker dinmez azan rüzgârı talaza benzer
Bir gül sevdim yemin akdi, diyeti ömrümün nakti
Gamzeleri şafak vakti, goncadaki naza benzer
Felek açınca arayı, beyaza vurdu karayı
Kurduğum gönül sarayı, yıkılmış enkaza benzer
Gül hasreti katar katar, sökün edip cana çatar
Dikenleri pençe atar, pençesi şahbaza benzer
Başıma hep efkâr sargın, affı cılız-hışmı kargın
Anladım ki; gülüm dargın, gülüşü ayaza benzer
Muradımın kör kandili, çoktan tüketmiş fitili
Cezam kesildi sevgili: Yargısız infaza benzer
Tabibim, af gerisinde; aşkım, hüsran serisinde
Musallanın berisinde kılınan namaza benzer
Yine de kalpten silsile senin tutkun gelir dile
Dilim lal kesilse bile, gör seni nasıl metheder
Yaprağın ipek dokulu, gören Hak'kın şanslı kulu
Eşsiz benzersiz kokulu goncan o kadar ki ender
Senden simli tül örtüsü, Melike Belkıs'ın süsü
Seba'dan gelir tütsüsü, tütsü değil miski amber
Göğsüm kor misali kafes, senden esmedikçe nefes
Yurdundaki iklim enfes, havan Firdevs suyun Kevser
Hecelere ilmek ilmek, dokunsan da sabaha dek
Mümkün müdür betimlemek, diken bile sende cevher
Güfte olsan sözcük aval, bestelensen nota zeval
Resmedilsen yanar tuval, nasıl şaşar bilsen beşer
Bir umut ki; buhur yakıp, ufkun tülüne bırakıp
Şafaktan günüme akıp, gece terketmesi keder
Gecede iz sürüyorum, kör harita dürüyorum
El yordamı yürüyorum, eşsiz ıtrın bana rehber
Gözlerim yaprak şaşkını, dala sarmaş-dolaş kını
Yazamadım taç aşkını; kağıt sarhoş, tüy derbeder
Aşk, kezzapla kavrulmakmış, küle dönüp savrulmakmış
Ya da kalpten vurulmakmış, seçebilmek ehven-i şer
Kim demiş hedef şaşar ki, vurulan nasıl yaşar ki
Öyle bir bakışın var ki; sektirmeden vuran mavzer
Kaderin yel ekimi sert, sahne ağır çekimli fert
Ayrılığın iklimi dert: Lodos oktur, poyraz hançer
Külü korlu ilaveten, var mı aşka gücü yeten
Gönül kapım açık zaten, habersiz gelip dalıver
Akıl kışta, gönül yazda; siyah gizlenmez beyazda
Kamber'siz düğün olmaz da, vuslatsız kılınmış Kamber
Kimsenin içine sinmez, eli kalksa geri inmez
Bir gül kanar, kanı dinmez, gönlüme vurulsa neşter
Tabibim; gelirse dile, gül damıtır aşk vesile
Yarım nefes ıtrı bile, lokman ruhundan da beter
Mısralarım umman dibi, okuyan alır nasibi
Dakka'nın delisi gibi, gezer özünden bihaber
Dinleyene imgem perçin, put kesilir anla niçin
Taş kalbinden için için gözyaşları döker mermer
Acem tülüyle örtülü, yüz çeviren Hicaz gülü
Öyle yaktı ki bülbülü, figani tek beyti yeter
Ya Rab; narıbeyza çetin, sual olunmaz hikmetin
Aşk ile imtihan ettin, geçişim külle beraber
Hak katından ödülüme, nazar değmesin gülüme
Ben razıyım da külüme; Sen, gülüme serinlik ver
Düşlerimde Gül- i Rana, ıtrını yaydı cihana
Dilimdeki hamdüsena yüreğimden kopan ezber
Yüce Yazı silinir mi, kul eliyle dilinir mi
Ne işlenmiş bilinir mi, Levh-i Mahfuz gizli defter
Ya Rab, yitirsem de aklı, yüreğimde ismi saklı
Fâni dünyada yasaklı gülümü Mahşer'de göster
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş