Gittin Yıllarca başım ağıracak, duvarlara leke kalacak hırsımdan Şafaklar küsecek her aşkın sonunda olduğu gibi gecelerime, ........................................................…
kaç viran sevda ile yolculuk etti bu yürek kaç sahte yüzle kucaklaştı bu beden kim bilir kaç ümidi gömdüm de toprağa bir seninle gömemedim sevdamı şafağa…
Belki "seni seviyorum"'u seviyorum kere diyemedim Ama inan diyecektim heyecanımı yenemedim Belki senin için "ölemedim" ölmek kere seni göremedim Ama inan ölecektim ardım sıra gelme…
Dönüp bakma ardına Bir adam vardı, geride kaldı desende Sakın, dönüp bakma ardına Arkandan baktığımı düşünme…
yoruldum yollarımın çıkmazlara çıkıp her defasında uzun caddeleri dolaşmaya baharistan olan gönlümün hazanlara karışmasından usandım gülleri koklamaya gücüm yetmiyor artık…
Nerden bileceksin ki, bu adam ne haldedir diye Hiç küstah akşamların alaylarına maruz kaldınmı Hüsranını hissettinmi yutkunmaların ve hıçkırmaların Ağlamanın ne için olduğunu düşün…
Seviyorum dedimde, dilimmiydi söyleyen Gözlerine bakınca, elimmiydi titreyen Hadi gel diyordumya, tenimmiydi bekleyen Sevda denen gerçeği bilmem deseydin keşke…
Bir gün anlarsın Anlaşılmamanın ne olduğunu Anlarsın da seni anlayanın kalmadığını Bir gün anarsın anlaşılanın yıllar önce geride kaldığını…
Senin söylemeye korktuğun, benimse hiç bıkmadığım birkaç kelime Hep söylemek için zamanı var denilen Nedense zamanı gelmeden, ilişkilerin ardından söylenen birkaç kelime…
bir kadeh aşk masamda, mum etrafında faslı bahar, sıcaklık var yüreğimde bedenim sanki sen, dilim ismini anar…
Bu sana yakışmadı. Arkanı dönüp, Her şeyi birkaç kalemin arkasına bırakıp gitmek. Gözyaşlarını avuçlarıma akıtarak.…
Divane mısralarım, ağlar kalemim kağıtlara, Sığmaz semaya efkarım, savrulur benliğim ağıtlara Dur durak tanımaz yüreğim, illede sen, illede sen. Bu acı bu ızdırap bitmez bu ayrılık…
Şaşırıyorum kendime Onca aşığın içinde sevmeyeni sevmek Bu mudur bilinmemek Bu mudur kekelemek…
Beklemek … İşte bir aşkta en zor mevsimdir Ne kıştır üşüten, nede bahardır serinleten Hep içinde bir burukluk, sanki zındanda yazılan bir mektup…
Ellerimde güller, Solmuşlar, Yeniden dirilmemecesine, Bahçemde gül ağaçları dökmüşler yapraklarını…
15 / 40 gösteriliyor