yokluğunun cığlığını içiyor gece yüreğimden acı sular taşıyor gözlerime parlak cıkrığa bağlanmış kördüğümlü bir iple..... tutsak sonbahar soluyor rüzgar…
sen gittin ben dağıldım, paramparçayım heryerdeyim…
düş kırıntılarına daldım yokluğunda bulduğum soluksuz yağmurlarda kanatıyorum yüreğimi sigaramdan çektiğim her nefes ciğerime hançer gibi işliyor mezarlarda yitik düşlerimin dansı…
Sen benim gözlerime satılmış trenler bıraktın... bir kaç kiraz tarlası/ göçebe taylar/ dalgın parklar bıraktın...…
gittim hep gittim başımı gövdemi ayaklarımı alıp gittim baktım uzak yolların kilidinde kırılmışım yitmişim…
gün battı aykara yollarına düştüğüm akşamların üstünü ört/üşüyen gecelerdeyim sürgün mevsimlerimi ıslak çaputlara sarıp eylül yapraklarıyla savurdum ucurumlarına...…
hey Bragi..! son kuşlar da gitti bak.! şiirlerimin saçlarını da yolmuşlar şimdi tenime esmer kederim…
seni uzak ve ıssız düş kırıntılarımın kirli yağmurlarında bulduğum gece ne konacak bir dalın/ne tutunacak bir elin…
iki kumru çiz burnunu dayadığın camın buğusuna bilirsin unutmaz kumrular sevdayı sen hiç unutma…
her kıyıdan cezalıyım! bir başucum yok... sesimde sabah/…
Kirliyim,dudağınıza uzanan sarı pazardan dönüyorum..... (*)…
sanki kaybolmuşum sanki sokak lambası benim evimmiş,ben evimi sokak lambasında bulmuşum sanki dikkat! aranıyor.! ilanlarında bulunmuşum sanki gözlerim doğuştan körmüş,kendimi el yo…
( her gece uzaklara dalıp, saçlarına yıldız topluyormuş gözlerin.. gelenin yok, ay'ın beyazmış senin upuzun yollara çıkıyormuşsun ansızın…
sen hiç bir dinamit intihar ettiğinde orada durdun mu/gözlerin doldu mu çocuk sen hiç yitirilmiş bir sevdanın ardından gülen yüz gördünmü/ boğazın düğüm düğüm oldu mu çocuk her sev…
sel artığı sevdamın ödünç gözyaşlarıyla bu gün de bir gemi batırdım avuçlarımda ve hiç bir mezara sığdıramadığım…
15 / 21 gösteriliyor