Çın Çın Şafak

K Kemal Çırak
0 Altın Yaprak
Kurak bir çığlıktı; adamın her sabah uykusunu yatakta bırakarak karısını, gecesini, sıcaklığını rüyalarını ve spermlerini bırakarak yatakta sabahı koltuk altına veren. Sabahları inatla başlayan akşamlara varmak bilmeyen kan ter bir yorgunluğun kurşun dolu hikayesiydi adam. Gökyüzü iklimlerin kulu, şafak katliamlara en yakışan vakitti. Adamın adımları nakaratıydı söylediği türkünün. Duvarlara dokunsa yıkılacaktı duvarlar. Camlara baksa kör olacaktı. Hiç bilmedi yaşamak nedir diye düşünmeyi hiç bilmediği gibi ağlamayı. Ona sorsan açlığının suçlusu zamansız yırtılan ayakkabısıydı ve çok pahalı olan pazar Karısının elini tuta tuta değil balyozu tuta tuta terliyordu elleri ve ter kokarak yiyordu ekmeğini öğleleri sorsan en çok ter kokusu benzerdi ekmeğin, güllerin ve karısının kokusuna. Taş kırmaya geldi dünyaya. Payına bir taş düştü sadece bütün taşlarından dünyanın. Yokluğu hiç hissedilmedi katliamlı şafaklarında sokakların ama belliydi karısının yüzünde o’nun olmadığı her gecenin izi

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.