İnsanlar Ve Ağlar
K Kibar Tavasav
0
Altın Yaprak
iyi akşamlar yaşam
iyi akşamlar özleyen gözlerim
iyi akşamlar yeryüzü
iyi akşamlar yaşamın her yüzü
iyi akşamlar düşen kar damlası suyunun sesi
sen gidiyorsun
beni peşinden sürüklüyorsun
ne demeli bilmem ki
uç uç böceklerinin kanatları senin olsun
senin olsun var olan her gerçeğim
senin olsun renkli düşlerim
lambada yanan gaz yağının is dokusu
senin olsun en pembe gülüşlerim
kanlarımın duygularımla karışık pıhtılaşmış rıhtımından
kalkıp ta gidiyorsun bir gece vakti
basıyorsun damlayan duygularıma çıplak ayaklarınla
beni çiğniyorsun
gülüşlerim vardı senden önce
senden önce kalbimdi en kuru yerim
sen ıslattın ya bir sonbahar vakti
yazlarımı özler dizelerim
bir kibritle yakacağım bu mısraları
koy vereceğim okyanusların dalgalarına
bir bahar vakti
bir balıkçı kasabasında
ellerim görünecek
bir başka yerde gözlerim
bir başka yerde saçlarım,
kollarım, gövdem,
başım görülecek bir ırmağın kenarında sazlıkların arasında
Parça parça toplayacaklar beni dünyanın dört bir ucunda
ve bir balıkçı kasabasında
ağları dikişleyen ak sakallı bir ihtiyar'ın şarkısı ulaşacak
kırışık yüzünün kenarından kulağına
tek ses
seni seviyorum diyecek iştahla
o ses
parçalarının dört bir yandan toplandığı
senin dağıtmış olduğun bir gence aitti
Çok güzel gülerdi
bir söz söylerdi
iyi akşamlar
kanayan duygularımda yüzen ayı balıklarına öğrettiğim
tek bir iki hece var
duyuyor musun
kulağını tiz bir ses titretecek
ve ayı balıkları büyük bir çığlıkla
seni çok sevdiğimi söyleyecek
yırtılacak kulakların hazır mısın
bir çığlık kadar yakınım sana
bu sahilde yazarım seni işlerim mısralarla ağlarıma
gözlerimin ağı sende kaldı,
geri verir misin bana
düşümde ben senin mutlu anlarını değil,
en mutsuz anlarını paylaşırdım geldiğinde kollarıma
mutlu anların senin olsun,
ben senden en mutsuz anlarını alırda dönerim bu sahil kasabasına
ayaklarım kumsalda ve deniz yalıyor parmaklarımı
sana bakıyorum saçlarım karışık karşı kıyıdan
kumlara adını yazıyorum harfler karışık
deniz baş ucumda
rüzgar dalgalarını olanca şiddetiyle sürüklüyor ruhuma
bu yolu ben çizmedim suyu ayırarak ikiye,
oluyor işte böyle
sözcüklerim kağıttan bir gemi,
ulaşacak mı sana bilemem karşı kıyı öteye
bilinmez ki yıllar yıllar geçse de
bir anıt diktim denizin orta yerine
şahlanmış bir at ve üstünde başı olmayan bir adam
adamın elinde çiçek
çiçeğin üstünde bir e - kart
tut bekle
sana geliyor
o başı yerine koy be
tut bekle sana geliyor
o başı yerine koy
ellerini de ellerine
insanlar ve ağlar birbirine benzer
ve hep tutarlar
her ikisi de sevgiliyi
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş