İmkânsız Şiir

K Korkmaz Bıçkın
0 Altın Yaprak
Ağustos ayında kopan fırtınalar üşütüyordu ölümü Kökü olamayan bir çiçek kaç gün güneşe tutunursa, Ölümüm de sana tutunuyordu, üşüyordu.. Hasretinin mevsimini yaşıyorum Yokluğun güneşi de üşütüyor Oysa ayaz gecelerimin sıcağıydın, yalnızlığımın kalabalığı. Olmayan seni seyrederken bile yeniden doğmaya hazırlanan bir bebek oluyordum uykusundan uyanmış, o en masum halimle bakıyordum ulaşılamamışlığına.. Ölüm bile gülüm oluyordu. Bazen öylesine kızıyorum ki kimsenin hak edemeyeceği sevdanı yaşıyanlara fedakârlığının o en saf halinde, seni keşfetmiş sayanlara.. Bu kadar basit değildin sen Kâinatın başlangıcı, sonsuzluğun sonuydun. Ne bir şekilde başlanıyor, ne de bitiyordun. Ama nasıl keşfedilmiş saydılar seni? Rüyada bile görülemeyecek kadar uzaktayken, nasıl dibindeydin sıradanlığın. Melekler fedakâr mıdır, eğer öyleyse bana da göster o fedakârlığını sana yalnızlığımın dibi kurumuş aşk çeşmesinden koparıp vereyim, korkarak açmış masumiyetimin simgesi olan o en son gelincikleri.. Bir merhabaya elveda demek istemiyorum artık başlangıçlarım bitişim olmamalı.. Yarın doğacak güneşi tahmin edersin, Çünkü dünü yaşadın.. Bahar gelince açacak çiçekleri bilirsin, çünkü baharı yaşadın.. Sana olan sevdamı ise asla tahmin edemezsin Çünkü imkânsızı hiç yaşamadın.. Ağustos ayında kopan fırtınalar üşütüyordu ölümü çoktan soldurdum artık sana büyüttüğüm içimdeki gülümü...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.