Tanıdığım yüzler tazeleyemiyor bedenimi halbu ki tam da tersi olmalıydı sarsmadan bildiğim bir gerçeğin yansıması o solgun ürkeklikte kendisini hiç de bulamayan korkak ve kesik…
Adı soğuk ve iç gıcıklayıcı bir tahta içi pıhtılaşmış kısık bir cüce ayağı nedir ki durmak karşısında ağır ve titrek sorunca bir çocuğa o parkı…
Geceyle birlikte sallantısız bir iç çekişi istedim yine saatlerin dokuduğu…
Koğuşun kırık penceresinden sırtıma vuran soğuk kadar tehlikeli boğuk bir sese kendimi verdiğimde uykum geliyor ancak gelecek zamana ulaşamayan bir bedenin…
*Bir delinin ajandasından alınmıştır. Bir delinin günlüğünde anlatılan kadını sevdim iki karaktere bürünüp çılgınlaşıp…
Şiir serüvenime başladığım yıllar aklıma geliyor Üzülüyorum onu ilk gördüğüm anı düşünüyorum…
Sevmek seni iki ayrı yamaçta açan çiçekler gibi uzaktan rüzgar savursa bile bakışını…
Yaramın kabuklarını kazıyıp savuruyorum rüzgara sevda zinciri oluşturan cüzzamlı ülke insanlarına…
yalnız seni yanlış olsa da yalnız seni karıştırdım yalnızlığıma…
Yazamıyorum Yaşadıklarımı Yanı başımda Yalancı…
bilmiyorum ama bugün yazmalıyım neyi yazmalıyım bilmiyorum…