yaralayamazdı beni hiç bir kurşun oysa sözlerinle doluydu namlun hece hece vurdun kör ayazda sisli yollarında sevdamızın…
bakma bana öle her nazarın bir çığ, bir çığlık... sağırlaşıyorum,…
son nefesimdeyim sigaramın sanki bir ömür tükettim her bir nefeste ağır ağır…
bahçesinde koşturduğum evim, köşekapmacalarım, saklambaçlarım, dallarından incir yediğim ağaçlarım, ellerimi kınalayan cevizlerim,…
ağır bir hava çöker boğazın üstüne yakamoz misali hüzün doluştuğunda gözbebeklerime…
gecelerimi bana bırak gölgelerini büyütme sıvası dökük duvarlarımda tuzun kalmasın yastığımda…
hiç gökyüzüne baktın mı? benim penceremden, benim gözlerimle... görebildin mi benim gördüklerimi? hissedebildin mi o tatlı acıyı…
gece bastırdı her yer lacivert şehir ıssız ve uykulu bir ben direnişteyim…
beynine sıkılmış bu cahillik kurşunu düşünmek yasak sana çocuk yaşamak yasak sana…
bu kadarını da ummazdım ya, ondan yandı canım bölyesine. oysa beklemeliymiş insan acının en büyüğünü…