Aklıma geldi de! eskiden, hani öyle çok eskiden değil mektuplar vardı.. Kenarı yakılmış kimilerinin, kimileri hasret, kimileri ayrılık, kimileri vuslat kokardı.…
Bir kadının bacak arasında dudaklarım! Salyalı seviyorumların dikenli yamaçlarındayım Şiirde yazıyorum Hem vatanperver ! bazen entel…
serseri mayınların kol gezdiği iz tarlalarında dolaşan sevdanın kaçağı bu beden mavzer yatağına sürülmüş yağlı bir mermidir dağların doruklarında kanat çırpan özgür kartalların…
hiçbir farkı yoktur yaşamışlığımın ölümden nasılsa bir kefenin rengi ! yüzüme sardığım bebekler üşüyorsa güneş altında…
-beni seviyor musun ...dedi kadın -seni seviyorum...........dedi adam -beni ne kadar seviyorsun -seni dünya kadar seviyorum…
Hangi mezardan çıktı bu GİT.. Hangi çıyana sürdün dilini de zehir olup aktın dudaklarıma Soğuk bir mevsimde ufaladın ömrümü…
Aynalar / duvarlarda yüzüm olan aynalar!! Tetiklenmiş mimiklerimden yansıyan jasper yakamozu Sevdayı bukalemun yapmış yönümle mi (?) alakalı Söyleyin / konuşun biraz…
Şimdi önümde bir bardak demli çay var. Hani o ince beline dolandığımız kızıl saçlı bir sevgili gibi… bir yanda da sigara, öyle nemrut bakıyor ki bana sorma!…
bazen ağlayabilmektir sevmek çocukların gözlerindeki damlaların patlayan kırmızı bir balon sesinde dönüştüğü çığlığı veya elinden kaçırdığı uçurtmasının peşinde koşmasının…
derdimi öpüyor gece mahrem bir aydınlıkta utancını yere çalmış ay..…
*evvelim sen oldun lafının *ahirim sensin cümlesine garip dokunuşlar yaptığı günlerdi…
_sarıl bana bende unuttuğun ne varsa, getirdim sana- saçlarıma göç etmiş şu martılar…
Eski bir zamanın içindeyim Peşime düşmüş katil yağmurlar Üzerime çullanan bu gök Bu namus belası kambur…
bir yemin sözüm vardı sana geçmişimle geleceğim arasında ki işte o liman da saati gelmiş vapuru kaçırma telaşı olmadan içimde bekleyecektim / güvercin inişini avluma..…
biraz yaklaşmak lazım düşlere biraz çocuk olmak ! beş taşta kuyruğu uzun ve renkli …ve acıdan nem kapmış kırmızı olmadan…
15 / 78 gösteriliyor